Botanik

Atatürk Arboretumu, Belgrad Ormanı, Sarıyer

Yayın tarihi: Kelime sayısı: 1001

Hava durumunu kontrol edip evden ayrılırken saat 08.45’i gösteriyordu. Bu defa gideceğim nokta daha yakın ve aktarmasız ulaşılabilir bir bölgede olduğu için çok erken çıkmamaya karar vermiştim. 09.15’te M2 kodlu (Yenikapı/Hacıosman) metro ile Hacıosman’a ulaştığımda saat 09.45 olmuştu. Hacıosman’dan kalkan 42HM ile Bahçeköy’e hareket etmek için 10.00’ı beklemem gerekirken tanıştığım bir kaç kişi ile civarda nerelerin görülebileceği üzerine sohbet etmeye başladık. Normalde günün planı hava durumuna bağlı olarak Atatürk Arboretumu ve Sarıyer’e bağlı Bahçeköy‘ü görüp geri dönmekti.

Hey! Bir dakika!

Brompton ile ilgili içeriklerden haberdar olmak ister misin?


Kayıt Ol!

10.30’da Bahçeköy’e varmış ve Köy Yolu’nda inerek Atatürk Arboretumu’na doğru yürümeye başlamıştım. Yaklaşık 700 metre kadar yürüdükten sonra girişe ulaşabiliyorsunuz.

Arboretumu ziyaretinde şu konulara dikkat etmeniz önemli:

  • Su haricinde bir içecek sokmanız yasak.
  • Giriş ücretli.
    1. Hafta içi ziyaretlerde öğrenci 2.5 TL ve yetişkin 7.5 TL
    2. Hafta sonu ise öğrenci 7.5 TL ve yetişkin 20 TL
  • Düğün fotoğraf çekimi 472 TL
  • Film, reklam çekimi 8850 TL
  • Katalog çekimi 5310 TL
  • Sünnet çocuğu, hamile, mezuniyet çekimlerine izin verilmiyor.
  • Kış – yaz saati uygulaması yok. Ziyaretler 8.30 – 17.00 saatleri arasında gerçekleştiriliyor. Ziyaretçiler günbatımına kadar da içeride kalabiliyorlar.

296 hektarlık bu alanda 17 iç bölge bulunuyor. Sabah saatlerinde oldukça sakin ve keyifli bir gezi yapabileceğiniz, kuş ve göllerdeki diğer canlıların seslerini dinleyebileceğiniz alan yerini öğlene doğru insan kalabalığı ve gürültüsüne bırakıyor.

Alanlarda gezmeye başladığınızda içecekler ile ilgili kısıtlamaların kaynağına da tanıklık etmeniz mümkün. Kırık cam parçaları, şişeler ve diğer çöpler doğaya yakın olmaya çalışan ama beraberinde medeniyetlerini de yanlarında taşıyanlarca çeşitli izler olarak bir kaç adımda bir karşınıza çıkabiliyor. 12.30 dolaylarında parktan ayrılırken köy merkezine doğru ilerlemeye başladım. Organik pazar alanlarını, tohum satılan bahçeleri görüp geri dönmeyi planlarken kendimi outdoor mekanından bisiklet kiralarken buluyorum ve günün kalan saatlerinin tüm planı bir anda değişiyor. Yeni plan, Belgrad Ormanı, Gümüşdere Köyü, Kısırkaya ve sahile ulaşmak.

Hareket Zamanı

Belgrad Ormanı içerisinde ilk giriş alanında ayrılan iki yol bulunuyor. Bunlardan ilki 2 km. uzunluğunda bir diğer çıkışa ulaşan kısa bir bisiklet yolu. Diğeri ise en yakını 1 km., en uzağı 6 km. mesafede olan piknik alanlarına ulaşmanızı sağlıyor. Ben tercihimi sağ tarafa ayrılan yolu tercih ediyorum. Planım 2 km. uzunluğundaki yolu geçip, yolun bitiminden ormanlık alana girerek diğer yola ulaşmak.

Seslerden, mangal dumanı ve arabalardan yayılan müziklerden uzaklaştıkça bir diğer yola ulaşma düşüncem de kayboluyor ve ormanda bisikletle hareket edebileceğim her noktayı değerlendiriyorum. Şu bir gerçek ki, kaybolmanız oldukça zor. Bir kaç 100 metrede bir mutlaka karşınıza çıkacak bir çöp yığını sizi isterseniz anda medeniyete bağlayabiliyor. Elbette, tam tersini yaptığınızda da oldukça keyif alacağınız bir gezi sizi karşılıyor. Bu arada, kiralarken tercih edeceğiniz bisiklet de oldukça önemli, kiralamadan önce kısa bir tur atmanızda ve bisikleti kullanım ve konfor özelliklerini baz alarak test etmenizde oldukça fayda var. Aksi durumda, ormanın ortasında, yarı yolda elinizde ekstra bir yük ile kalabilirsiniz. Bu yönden oldukça şanslı bir tercih yapmış olmalıyım ki onca iniş çıkışa ve hıza rağmen en ufak sorun yaşamadan günü tamamlayabildim.

Bisiklet Rotaları

Ormanın sonuna ulaşıp Gümüşdere Köyü’ne ulaştığımda saat 15.30 olmuştu. Burada oldukça keyifli bir sohbet gerçekleştirip ikram çayları içtikten sonra 16.00’da yola çıkıyorum. Kısıklı’ya ulaşmak için dik bir yokuş boyunca ilerlemeniz gerekiyor. Yol üzerinde Hacıosman’dan kalkan 152 numaları otobüsler ve dolmuşlarla karşılaşıyorum.

Kısırkaya’ya ulaştığımda saatim 16.40’ı gösteriyor. Sahile doğru bir kaç dakikalık bir yokuş aşağı yolculuğun ardından denize karşı Ankara Gazozu yudumlayarak manzaranın keyfini çıkarmaya başlıyorum. İETT İle Organik Yolculuk başlıklı bir önceki gezimde Yalıköy Sahili’ne “olukça pis” demiştim, ancak Kısırkaya Sahili’ni gördükten sonra bu kararım değişiyor.

Kara bulutların hareketi ve havanın kasvetli bir hale bürünmesi nedeniyle yaklaşık 1 saatlik bir molanın ardından tekrar Gümüşdere Köyü ve oradan Belgrad Ormanı’na doğru hareket ediyorum. Bu defa ormanın gelişte tercih ettiğim güzergahı dışında bir yol tecih ederek Uskumruköy, Zekeriyaköy araç yolu üzerinden dönmeye karar veriyorum. Bahçeköy’e ulaştığımda saatim çoktan 18.30 olmuş oluyor. Bisikleti teslim edip, Hacıosman otobüsü ve oradan da metro ile Taksim’e ulaşıp eve doğru hareket ederek geziyi keyifle sonlandırmış oluyorum.

Ekipman ve Maliyet

Günlük standart içeriğinin dışında çantama ayrıca bir eklemede bulunmadım. Atatürk Arboretumu giriş ücreti, günlük bisiklet kiralama ücreti dahil toplamda gidiş-dönüş 50 TL’ye geldi. Yol boyunca bana eşlik eden melodileri de unutmamak lazım elbette.

Hey! Bir dakika!

Brompton ile ilgili içeriklerden haberdar olmak ister misin?


Kayıt Ol!

Etiketler

Yorumlar

Yazıyla ilgili düzenleme gönder!

Neden Yoldan Çıktım?

Neden Yoldan Çıktım?
Ekoyurttaş. Yazar, çizer, yürür-gezer, bisikletle ulaşır. Daha az tüketmenin, tüketmekten çok üretmenin, dönüştürmenin yollarını arar, paylaşır.

Sonraki Yazı

Hiking (Kısa Yürüyüş)

Polonezköy ve Riva, Beykoz

Geçtiğimi hafta içerisinde Mobiett’nin duyurusu ile haberdar olduğum, ardından İETT web sitesinden detaylarını incelediğim bir gezi ile...

Önerilen Yazılar