TaTuTa

Chevrel Traher Çiftliği, Yalova

Yayın tarihi: Kelime sayısı: 1301 Okuma süresi: 7 dakika

TaTuTa çiftliklerini gezmeye devam ediyorum. 20 Temmuz, Keramet – Sugören Etabı‘nda Chevrel Traher Çiftliği ile iletişime geçmiş, ziyaret planlamıştım. Ancak, Kurtköy’de giden dolmuşun gelmemesi nedeniyle bu ziyareti gerçekleştirememiştim. Evet, ilgili yazıda “önümüzdeki haftalar” derken 42 haftayı devireceğimi tahmin etmemiştim.

Çiftliğin Şahinyurdu – Darıdere – Sarıkaya – Kurtköy Parkuru‘na yakın olması nedeniyle planımı etapları da tamamlayabileceğim şekilde yaptım. Açıkçası bu defa ilgili birimlerle iletişime geçmeyi ve dönüşlerini beklemeyi düşünmedim. Yalova’daki son etkinlik bildirimim üzerinden (20 Ağustos 2017) hala dönüş yapmış değiller (: İlgili yazılarda da değindiğim gibi, Yalova’daki bu parkurlar kaderlerine terk edilmiş durumda ve bu nedenle planlarken en küçük detayları dahi atlamamanız gerekli. Gözlemlerimi daha detaylı bir şekilde aktardığım Yalova’dan Orhangazi’ye Mavi-Yeşil Yol başlıklı yazımı da inceleyebilirsiniz. O halde Chevrel Traher Çiftliği ile ilgili ayrıntılara geçebiliriz.

Chevrel Traher Çiftliği

Chevrel Traher Çiftliği Kurtköy, Yalova’da yer almakta. Yalova merkezden dolmuşlar düzenli ancak oldukça geniş aralıklarda hareket eden Kurtköy araçlarıyla ulaşım sağlanabilmekte. 120 hanenin bulunduğu Kurtköy’e en yakın bir diğer köy Güneyköy ve yürüyerek yaklaşık 1, 1.5 saatlik uzaklıkta. Güneyköy görece Kurtköy’den daha yoğun bir ulaşım noktası. Kurtköy’e ulaştıktan sonra çiftliğe ulaşmak için köy merkezinden tepeye doğru ilerlemeniz gerekmekte. Ardından sizi çiftliğin sevimli köpekleri karşılayacaktır.

Çiftlik çiftlik sahibiyle anılmakta. Chevrel Traher 1995’te İstanbul’a gelmiş, 20 yıldan fazla süredir Türkiye’de yaşamakta, Galli bir Britanya vatandaşı, babası uluslararası şirketlerde avukatlık yapmış ve bu vesileyle çocukluğu farklı ülkelerde geçmiş. Aldığı ziraat eğitimi ve bahçe/tarla bitkileri üzerine uzmanlaşmasıyla birlikte, English Gardens adlı bir peyzaj şirketi kurmuş.

Yalova – Soğucak – Esadiye – Güneyköy – Kurtköy Rotası

TaTuTa Ev Sahibi Olarak Chevrel Traher Çiftliği

Kurtköy öncesinde Çanakkale’de (2003 yılı itibariyle) 151.36 hektarlık büyük bir büyük bir arazide organik tarım konusunda çalışmalar yürütmüş 1. Kendisiyle tanışma fırsatım olmadı henüz. Ancak çiftliğin bir diğer idarecisi Alan Green ile uzun uzun sohbet etme imkanım oldu. Chavrel’in halen organik tarım/bahçe tasarımı konularında danışman olarak çalıştığını öğrendim. Çiftlik yaklaşık 11 dönüm üzerinde kurulu araziden oluşuyor. Yaşam alanı olarak kullanılan bina daha öncesinde balık restoranı olarak hizmet vermekteymiş. Çiftlikten elde edilen ürünler yine çiftlik içerisinde tüketiliyor. Kompost, permakültür, eko-turizm ve sertifikalı organik tarım yapılan çiftlikte İngilizce konuşuluyor. Alan çiftliğe sonradan dahil oluyor ve “Forest Gardens” adı altında otlar ve şifalı bitkiler üzerine çalışmalar yürütüyorlar. Alan’dan Chevrel‘in başta Türkçe olmak üzere pek çok dil bildiğini öğreniyorum. Konaklamalar ortak yaşam alanında sağlandığı için gönüllü ve misafirlerin sigara içmiyor olmaları tercih sebebi.

Çiftliğin etrafındaki ormanda bolca gürgen, kestane ve ıhlamur ağaçları mevcut. Genç meyve ağaçları ve tavuklar çiftliğin diğer sakinleri. Gönüllüler haftanın 5 günü ve günde 5 saat boyunca çiftlikteki işlerle ilgileniyorlar.

Güneyköy-Kurtköy arasının bol iniş-çıkışlı olmasının yanı sıra yoldaki taze ve sıcaktan dolayı oldukça yapışkan vaziyetteki zift nedeniyle epey zorlanmama karşın çiftliğe planladığım sürede, öğlen saatlerinde varabildim. Çiftlikte iki gönüllü tarafından karşılandım. Gönüllülerden biri Amerika’dan Workaway üzerinden çiftliğe katılmış. Bir diğer arkadaş Ankara’dan hem çiftlik deneyimi hem de İngilizce pratik yapmak amacıyla ilk defa bir çiftlikte gönüllü olduğunu belirtti. Çiftlik deneyimi, tarım, alternatif yaşam gibi pek çok konudaki sohbetimize daha sonra Alan da dahil oldu. Kendisiyle hem çiftliği adımladık hem de Türkiye’de ve özellikle Yalova’daki yaşamları, çiftlik deneyimleri hem de gelecek planları üzerine uzun uzun lafladık.

Çiftlikte kış mevsimi dışında her dönem gönüllü bulunmakta ve genelde gönüllüler 2-3 hafta kadar kalmaktaymış. Alan’ın da tavsiyesi bu yönde ve “birbirimi tanımak için zamanımız olmalı, değil mi?” diye ekliyor. Oldukça kalabalık bir haftanın ardından çiftliğe ulaştığımı belirtti. Benim ziyaretimin olduğu gün bir başka gönüllünün daha çiftliğe dahil olacağını öğrendim. Gönüllülerin dışında, doğa turu yapan yürüyüşçüler ve bölgedeki ünlü balık restoranlarına gelen müşteriler de misafir olarak çitlikte kalabilmekteler. 99 depreminden sonra köyün ziyaretçileri epey azalmış, şimdilerde tekrar az da olsa bir hareketlilik gözlemleniyormuş. Müslüman köy sakinlerinin ağırlıkta olduğu bir köy ve Ramazan süresince köy kahveleri de dahil olmak üzere mekanların çoğu kapalıydı, bu nedenle restoranları gözlemleme imkanı bulamadım. Unutmadan, Yalova’dan başlayan, Güneyköy ve Orhangazi üzerinden devam eden Sufi Trail de çiftliğe oldukça yakın rotalardan biri.

Çiftliği gezerken özellikle enginarlar dikkatimi çekti. Alan, çiftlikte bolca enginar tüketildiğini belirtti. Çiftliğin en yeni sakinleri çiftliğin orta bölümündeki genç meyve ağaçları. Eski kompost patates yetiştirmek amacıyla kullanılıyor. Eski kompostun hemen yanında yeni bir kompost kurulmuş. Bu alan ortak yaşam alanıyla kümes arasında yer alıyor. Yine bu alanda bir de atöyle bulunuyor. Bu alanın az ilerisinde, açık alanda inşa edilen bir de misafirhane mevcut.

Gönüllü ve misafirlik başvuruları için çiftliğin TaTuTa sayfasını (Chevrel Traher Çiftliği) ziyaret edebilirsiniz.

Gece kamp kuracağım için yanıma kahvemi ve aeroPress‘imi almıştım. Kahve molasının öncesinde Nikaragua‘nın Dipilto / Nueva Segovia bölgesinde yetiştirilen Las Hortencias (İspanyolca. “Gıda” anlamına gelmekte) kahvesini gönüllü arkadaşa iletip, yeni tanışılan insanlarla sıcak bir içecek eşliğinde konuşmanın iletişim sürecini pozitif yönde etkilediği 2 bilgisini paylaştım.

Çiftlikteki köpeklerin enerjileri eksik olmuyor, tavukların beslenme saatleri derken kahve zili de yankılanıyor. Köpekler ve tavuklarda ilginç bir telaş. Alan gülüyor, tavuklar ve köpekler de zilin leziz atıştırmalık anlamına geldiğinin farkındalar.

Keyifle sohbetin ve yeterince dinlenmenin ardından tekrar hazırlıklarımı yapıp Orhangazi’ye doğru yola koyuluyorum. Bisikletin tekerlerine yapışan ve teker ile çamurlukların arasını dolduran zift nedeniyle köye varışta olduğu gibi köyden ayrılışta da oldukça zorlanıyorum. Endişem zift ile birlikte tekerin yolu tutaması ve tekere sabitlenen cam parçacıkları. İnişlerde bu nedenle oldukça dikkatli hareket etmek durumunda kalıyorum.

Kaynakça nedir?
  1. Ersin Kalkan, Hürriyet Kelebek, Bu çiftliğe abone olun, her hafta sebze ve salata koliniz eve gelsin (2007), hurriyet.com.tr/kelebek/bu-ciftlige-abone-olun-her-hafta-sebze-ve-salata-koliniz-eve-gelsin-7700443

    Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, İngiliz Organik Tarımcılar Türk Şirketleri ile İş Birliği Yapmak İstiyor! (2007), bugday.org/portal/haber_detay.php?hid=1950

  2. Lawrence E. Williams ve John A. Bargh, Experiencing Physical Warmth Promotes Interpersonal Warmth, Science. 2008 Oct 24; 322(5901): 606–607.

Hey! Bir dakika!

Yeni içeriklerden haberdar olmak ister misin?


Kayıt Ol!

Etiketler

Yorumlar

Yazıyla ilgili düzenleme gönder!

Neden Yoldan Çıktım?

Neden Yoldan Çıktım?
Ekoyurttaş. Yazar, çizer, yürür-gezer, bisikletle ulaşır. Daha az tüketmenin, tüketmekten çok üretmenin, dönüştürmenin yollarını arar, paylaşır.

Sonraki Yazı

Brompton

Yalova'dan Orhangazi'ye Mavi-Yeşil Yol

Haftada bisikletle ortalama 200 km civarında yol mesafe katediyorum. Tek seferde aralıksız en uzun sürüşüm İstanbul içi ve 100 km...

Önerilen Yazılar