Görsel Kaynağı: İstanbul Ayasofya Camii
Aktüel

Dinlere Göre Tapınaklar

Yayın tarihi: Kelime sayısı: 1195

Karia Yolu rotası, Datça Yarımadası bölümünün en uç noktasında yer alan antik kentte yürüyüşümü sonlandırdığımdan beri Knidos Antik Kenti üzerine bulabildiğim her yazıyı okuyorum. Zamanla edindiğim bilgileri ayrı yazılar olarak paylaşmak için sabırsızlanıyorum, ancak öncesinde tapınaklarla ilgili bir giriş oluşturmak uygun olacaktır. Üzerinde yaşadığımız bu toprakların tanıklık ettiği olayları, karakterleri, inanç etkileşimlerini de hesaba katarsak en temelden başlayarak ilerlemek ve bir araya getirilen bilgileri akış olarak sunmak gerek. Bu nedenle, ilk yazının konusunu “dinlere göre tapınaklar/ibadethaneler/mabetler” olarak belirledim.

Konuya girmeden 2 önemli gelişmeyi aktarmak istiyorum.
İlki, oldukça ilginç bir hikayeye sahip (demirden imal edilmiş tek kilise) Bulgar demir kilisesi Sveti Stefan, yaklaşık 7 yıl süren (2011 yılında başlamıştı) restorasyon sürecinin tamamlanmasının ardından 7 Ocak’ta açılıyor.

İkinci konu, Cumhuriyet döneminde ilk kez bir kilise sıfırdan inşa edilecek. Geçtiğimiz günlerde Papa Francis tarafından da onaylanan kilise için çalışmalar yakın zamanda başlayacak.

2016 yılı verilerine göre Türkiye’de 84 bin 684 cami bulunuyor. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 2007 Ocak kayıtlarına göre ise 2007 yılında bu sayı 77 bin 777. Cumhuriyet döneminde cami dışında resmi bir ibadethane inşa edilmediğini hesaba katarsak, 2007 yılına ait verilere göre diğer dinlere ait ibadethane sayısı 373. 2005 yılında 273 olarak belirtilen bu sayı hangi ibadethane türünün sayıma eklenmesiyle artış gösteriyor emin değilim. Resmi sıfatı kazanmamış farklı dinlere ait bir çok tapınak da mevcut. Alevilere ait 900 civarındaki cemevi resmi olarak ibadethane sayılmayıp hükümet tarafından kültür merkezi olarak değerlendiriliyor. Konuyla ilgili güncel kaynaklara ulaştıkça ilgili verileri güncelleyeceğim.

Göebeklitepe Tapınak

Tapınaklar/İbadethaneler/Mabetlerin İsimlendirilmesi

Bir tapınağı (ibadethane ya da mabet), tapınma ve ibadet olarak belirtilen adetlerin, dini ritüellerin ve uygulamaların gerçekleştirildiği yer/yapı olarak ifade edebiliriz.

Tapınaklar kutsal kabul edilen ve bu kapsamda değerlendirilen yapılardır. İbadethaneler din, ölçüt ve dönemlere bağlı olarak hem yapısal hem de anlamsal olarak çeşitlilik ve farklılık göstermektedir. Her dinin ilişkilendirildiği tapınağa farklı isimler verilmektedir. Bazı durumlarda yapı tapınak olarak belirtilebilir (Örn. Yunan tapınağı), ancak çoğu durumda dinin verdiği spresifik isimler (Örn. Cami) kullanılır. Buna ek olarak, ibadethaneler özel isimlerle birlikte de (Örn. Ohri Ayasofya Kilisesi, Selimiye Camisi) belirtilebilmektedirler.

İstanbullu Türk, dini mimaride Bizans mistisizminin geleneklerinden esinlenmiştir. Öyle ki, her herhangi bir caminin yanındaki ince minareyi ve üstündeki yaldızlı hilali kaldırdığınız anda, yapı yeniden Hıristiyan niteliğine bürünür. Ayasofya’nın güzelliğinden gözleri kamaşan sultanlar, ondan sonra camileri başka bir modelde inşa etmek istememişlerdir.
Kaynak: İstanbul’un Frenk ve Levanten Mahalleleri, Bertrand Bareilles

Dinlere Göre Tapınakların İsimlendirilmesi

Antik Roma’da tapınma yerleri yerli ve yabancı tanrılara göre farklılık göstermekte, yerli tanrılara adanan tapınaklar templum, yabancı tanrılara adanan denk yapılara ise fanum denmekteydi.

Hıristiyanlık’ta sadece tapınak olarak belirtilen yapılar dışında sıklıkla kilise ifadesi kullanılır. Bunun nedeni olarak, Hristiyan inancına göre Tanrı’nın tapınakta değil, her yerde olduğu, 1 Korintliler Bölüm 6, 19. ayet referans gösterilerek Hıristiyanların bedenlerinin Tanrı’nın tapınağı olduğu belirtilir. Batı Hıristiyanlığında ise bazı “özel” tapınaklar şapel olarak anılır. Yapının büyüklüğüne ve Hıristiyanlıktaki durumlarına (statülerine) göre de katedral veya bazilika gibi isimler verilir. Şapel, “küçük kilise” olarak açıklanabilir. Yol kenarlarında, mahalle aralarında, hastane, okul, hava limanı gibi yapılar bünyesinde bulunur. İslam dinindeki mescitlere benzerlik taşımaktadırlar. Ek olarak, bir kilise ya da katedralin içerisinde, sağ ve solda alan odalar halinde de görülebilir. Bu odaların her biri bir azize adanmıştır. Kilise, genel olarak tapınma yerlerini ifade eder. İstisnalar dışında çoğunluğu haç planlına göre inşa edilir. Tepe kısmında altar denen mihrap bölümü vardır ve rahip ayini buradan yönetir.

Bazilika, mimari farklılıklar nedeniyle kiliselerden ayrılırlar. Bir bazilika haç şeklinde planlanmamıştır, ortada uzun ve yüksek bir koridor, iki yanda daha alçak iki koridor bulunur. Çatısı genelde kubbesiz, yumurta biçimlidir. Katolik mezhebinde Papalık makamı özel yetkilerle mimari biçime bir kiliseyi bazilika olarak nitelendirebilir. Katedral, çoğunlukla şehrin en büyük/görkemli kilisesini (merkezi özelliği nedeniyle) belirtir. Ancak, büyüklüğü dışında bölgelere bağlı olarak katedraller merkezi bir yönetimi de temsil eder. Hristiyan din adamları tarafından ülkeler piskoposluk bölgeleri (genelde birkaç cemaatten oluşurlar) üzerinden tanımlanır ve bölgelerin her biri piskopos (başpapaz) tarafından yönetilir. Piskoposun görev yaptığı ve oturduğu kilise bulunduğu bölgesinin en kıdemli tapınağıdır. Bu nedenle katedral olarak anılırlar. Manastır, genellikle inzivaya çekilen din adamlarının kaldığı, bazı durumlarda din adamı da yetiştirilen yerlerdir.

Mormonluk’ta, Church of Jesus Christ of Latter-day Saints (Mormon Kilisesi) ise kilise ve tapınak sözcüklerini farklı tipteki tapınakları tanımlamakta kullanmaktadır. Kiliselerde normal ibadet hizmetleri gerçekleştirilirken, daha özel düzenlemeler için mormon tapınakları kullanılır.

Jain tapınağı derasar olarak anılır.

Hindu tapınağı farklı şekillerde anılır; mandir, kovil ve gudi/devalayam/kovela.

İslam dininde tapınaklar cami olarak isimlendirilir. Uzun bir süre cemevi resmi olarak ibadethane sayılmamış ve hükümet tarafından kültür merkezi olarak nitelendirilmiştir. Külliye ise, bir caminin çevresinde cami ile birlikte kurulmuş medrese, imaret, sebil, kitaplık, hastane vb. yapıların bütününü ifade eder.

Yahudiler ise tapınak (Örn. Kudüs Tapınağı, Emanu-El Tapınağı), sinagog (Örn. Neve Şalom Sinagogu) ve havra kelimelerini kullanırlar.

Farklı görüşler bulunmakla birlikte Aramice be keniştanın İslam kaynaklarında “kenise” şeklinde geçtiği ve bu kelimenin hem hıristiyan hem yahudi mabedleri için kullanıldığı, bunun da sözlük bilginlerinin tereddüdünden kaynaklandığı söylenmektedir (İA, VI, 576). (Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 37; sayfa: 223 [SİNAGOG – Baki Adam])

Diğer dinlere ait tapınaklar ise;

Sih tapınağına gurdwara, Zerdüştlük dininin tapınağına ateşgede, Kamboçya ve Tayland’da hem Hindu hem de Budist tapınaklarına wat, Bahá’í tapınaklarına Meşrükul Azkar, Şintoist tapınaklara jinja, mandean ya da sabii tapınaklarına menda, çeşitli Uzak Doğu tapınaklarına Batı dillerinde pagoda denir.

Hey! Bir dakika!

Yeni içeriklerden haberdar olmak ister misin?


Kayıt Ol!

Etiketler

Yorumlar

Yazıyla ilgili düzenleme gönder!

Neden Yoldan Çıktım?

Neden Yoldan Çıktım?
Ekoyurttaş. Yazar, çizer, yürür-gezer, bisikletle ulaşır. Daha az tüketmenin, tüketmekten çok üretmenin, dönüştürmenin yollarını arar, paylaşır.

Sonraki Yazı

Aktüel

Alternatif Sanat Kültür Etkinlikleri ve Kütüphaneler

2017 yılı başı itibariyle değerlendirdiğim etkinliklerde daha seçici davranmaya, verilen ücretin/ayrılan zamanın karşılığını...

Önerilen Yazılar