Aktüel

Hiking Nedir ve Nelere Dikkat Edilmelidir?

Yayın tarihi: Kelime sayısı: 1769

Trekking (Doğa Yürüyüşü) Nedir? başlıklı yazıda kısaca değindiğim Trekking/Hiking ve Backpacking Farklılıklarını hiking tanımını ayrı bir şekilde yaparak genişletmek daha uygun olacaktır. Trekking’in daha kolay uygulanabilen, sabah başlayıp akşam biten günübirlik yürüyüşleri, gezileri barındıran hiking özellikle şehir içi parkurların deneyimlenmesi, hafta sonu şehir yaşantısından uzaklaşmak, grup faaliyeti ve kişisel gelişim için tercih edilebilmektedir. İstanbul’da Belgrad Ormanı, Polonezköy, Binkılıç Köyü ve Istranca Ormanları, Balaban Köyü ve Durusu Gölü gibi parkurlar tercih edilebilmektedir. Gün içerisinde gidilip dönülebilecek yakın şehir sınırları içerisindeki yürüyüş parkurları da elbette tercih edilebilir. Çoğunlukla düz ve işaretlerle belirlenmiş yollarda gerçekleştirilen hiking için trekking etkinliğinde gereken ekipmanlara benzer gereksinimler söz konusu olabilmektedir.

Tek (solo) ya da grup olarak gerçekleştirilebilen, çoğunlukla belirli bir tempo ile hareket edilen hiking bir çok mevsimde rahatlıkla gerçekleştirilebilmekte ve çok az tehlike barındırmaktadır. Elbette bu tehlikeler ve parkurun tamamlanma süresi parkurun zorluk derecesine göre değişiklik gösterebilmektedir. Bu nedenle yürüyüş öncesinde parkura dair bilgilerin değerlendirilmesi planlama açısından oldukça önemlidir. Örneğin, orta dereceli bir parkur yaklaşık olarak 5-6 saat kadar sürebilmektedir.

Yoğun iş hayatının neden olduğu stres, kent gürültüsü ve özellikle sürekli oturarak çalışan insanlarda görülen rahatsızlıklara karşı beden ve ruh sağlığını geliştiren doğal bir egzersiz olan hiking dağlık, engebeli, orman içi ya da sahil yürüyüşlerini kapsayabilmektedir. Özellikle Avrupa kentlerinin çoğunda bulunan yürüyüş yolları ayrıca özel toplu taşıma araçları ile de ulaşımı kolaylaştırarak teşvik edilmektedirler. Özellikle 2016 yılı içerisinde İstanbul’da duyurulan Organik Yolculuk bu anlamda bir başlangıç olarak görülebilir.

Düzenli ve sık yürüyüş yapanların çoğu kez derneklerde örgütlendiği, sosyal medya üzerinden etkinliklere düzenlediği ve düzenlenen etkinliklere dahil olduğu hiking yürüyüşü özendirerek beraberinde getirdiği bedensel ve ruhsal sağlığa ek olarak doğal park ve güzel manzaralı açık alanların bozulmaması, çevre farkındalığının gelişmesi ve turizm ekonomisi konularında da önemli bir etken haline gelmektedir. Buna ek olarak, yürüyüş diğer bir çok spor dalı için temel olma özelliğine de sahiptir. Antrenman biçimi olarak da değerlendirilebilen yürüyüşler örneğin dağ tırmanışlarının önemli bir bölümünü barındırmaktadır.

Temel Kuralları Nelerdir?

Doğa yürüyüşüne tek kişi ya da grup olarak çıkışmış olsun, en öncelikli konu yürünecek yol hakkında temel de olsa bir bilgi sahibi olmaktır. Olsa bir kaybolma durumundan tutun da, yanınızda taşıdığınız suyun bitmesi, gruptan ayrı kalmanız durumunda buluşma noktası gibi bir çok konuda yürünecek yol ile ilgili fikir sahibi olmanız önemli bir husus haline gelebilmektedir. Eğer grup etkinliği olarak yola çıkmışsanız, ekip düzeninin sağlanması ve bu düzene uyulması yaşanabilecek olası aksiliklerin önüne geçilmesini sağlayacaktır. Örneğin, yürüyüş düzeni tek kişilik sıra halinde ilerleme esasına dayanmaktadır. Yol konusunda deneyimli olan kişi ekip başı (rehber) olarak yürüyüş rotasını ve temposunu belirleme, mola süresini ve sıklığını ayarlama, yürüyüş sırasında alınacak olan önlemleri belirtme, gerekli ise taşınması gereken ekipmanların dağıtımı gibi görevlerden sorumludur. Bir de yürüyüş grubunun en sonunda artçı (ekip sonu) adı verilen yürüyüşteki kopmaları ekip başına söylemek ve bu kopmaların düzeltilmesini sağlamakla yükümlü bir kişi daha bulunmaktadır. Artçı ve ekip başı yürüyüş başlangıcında herkese tanıtılır ve yürüyüşe katılan her bir kişi rehberin ve artçının talimatlarına kesinlikle uymak zorundadır. Yürüyüşün tek sıra halinde gerçekleştirilmesinin ekip içindeki birlikteliği ve temponun daha iyi ayarlanması gibi birçok avantajı bulunmaktadır. Böylelikle enerji daha düzenli kullanılmakta, uzun yürüyüşlereki (thru-hiking) performans daha etkili kullanılabilmekte ve karşılaşılabilecek aksilikler daha hızlı çözülebilmektedir. Ek olarak, doğa yürüyüşünde ekip içerisinde haberleşmenin de belirli kuralları bulunmaktadır. Gelişigüzel bir şekilde bağırma, seslenmeden ziyade kişinin söyleyeceklerini bir önündekine ya da arkasındakine söylemesiyle iletişim sağlanır. Bu sıralı iletişim belirli bir konu hakkında paylaşımlar üzerinden sağlanabileceği gibi yürüyüş ile ilişkili olarak dal çarpma tehlikesi, kayıp, taş düşmesi, dar yollardaki mesafe kayıpları gibi konuların da hızlı bir şekilde organize edilmesini sağlamaktadır.

Yürüyüş düzenine ek olarak, kıyafet, yiyecek, performans gibi her kişinin dikkat etmesi ve durumu ile ilgili ekip başını bilgilendirmesi gereken hususlar da söz konusudur. Özellikle kalabalık gruplardan oluşan yürüyüşlerde bilgilendirmeler daha da önemli bir hale gelmektedir.

Yürüyüşlerde giyilecek olan giysilerin özellikleri oldukça önemlidir. Mevsime uygun, ter tutmayan, mevsime göre sıcak havalarda serin, soğuk havalarda ise vücudu sıcak tutacak özelliklerde kıyafetlerin tercih edilmesi gerekmektedir. Buna ek olarak, yürüyüş esnasında kullanılan giysiler kişinin hareket kabiliyetini de kısıtlamamalıdır. Mümkün olduğu kadar hafif olmasına özen gösterilmesi gereken giysiler pamuk yerine polar ve sentetik, çabuk kuruyabilen teri dışarı atabilen özelliklerde olmalıdır. Çünkü pamuklu giysiler çabuk ıslanmakta ve çok geç kurumaktadırlar. Ayrıca, sıklıkla yapılan bir diğer hata da soğuk havalarda çok kalın giysiler giymektir. Kalın giysiler yerine, ince ince fakat kat kat giyinilmesi daha doğru olacaktır. Böylelikle terleme ve üşüme gibi olaylarda vücut sıcaklığı korunmuş olur. Çünkü duruma göre bu giysilerin giyinilmesi ve çıkartılabilmesi oldukça kolaydır. Çünkü doğada terlemek de üşümek de sağlık konusunda olumsuz durumlar teşkil etmektedir. Vücut sıcaklığının yaklaşık %70 kadarını başımızdan kaybettiğimiz için mevsime göre bere ve/ya şapka takmak da oldukça önemlidir. Yazın aynı şekilde güneş çarpmasına maruz kalmamak için de şapka kullanmaya özen gösterilmelidir. Bunun yanı sıra, ayakkabı olarak su geçirmeyen, hafif, yer teması geniş ve kaymayan, ayağı saran postal ya da bot ayakkabılar tercih edilmelidir. Kimi durumlarda yürüyüş parkuru içerisinde dere yatakları, dereler, iniş çıkışlar ve kayalık alanlar da barındırabilmektedir. Kent içi, orta derece, kısa mesafe parkurlarda spora özel spor ayakkabıları da kullanılabilmektedir.

Yürüyüş düzeni ve kıyafet seçimine ek olarak yine yürüyüşün olmazsa olmazı molalar da bu spor için apayrı bir öneme sahiptir. Molalar kısa ve uzun olacak şekilde değerlendirilir. Kısa molalarda nefes alış veriş düzeni sağlanır ve özellikle iniş-çıkışlarda oldukça etkili bir performans sağlamaktadır. Ana molada ise açlık ihtiyacı giderilmektedir. Yürüyüşlerde genelde 50 dakikalık bir yürüyüşten sonra 10 dakikalık uzun bir mola verilmelidir. Çok dik ve zorlu etaplarda etabın durumu ve gruba göre 15-30 dakikada bir birkaç dakikalık ara nefes molaları verilebilir. Kısa ve uzun molalarda grup su içmek, besin almak, tuvalet gibi gerekli ihtiyaçlarını karşılayıp yorgunluklarını giderebilirler. Etapların zorluğuna göre molaların sayısı ve uzunluğu düzenlenebilir, ancak çok sık verilmesi, uzun tutulması kişilerin direncini düşürebilmektedir. Bu tür molalar sırasında terin soğumamasına dikkat edilmelidir. Molalar genellikle düzenli olmalı, gelişigüzel mola verilmemelidir çünkü devamlı durup hareket etmek kişiyi dinlendirmekten çok fiziksel olarak daha fazla yoracaktır.

Molalara ek olarak özellikle dik yamaçlardan inilirken çok dikkatli olunması gerekmektedir. Ayakların yere sağlam bastığından, tabanın yüzeyi tuttuğundan (tam taban), eğer eğimli bir yol söz konusu ise ağırlığın iyi dağıldığından emin olmalı, dizler hafif bükülerek hareket edilmelidir. Mümkünse, özellikle dik iniş ve çıkışlarda baton kullanarak ağırlığı dağıtmak, yol tutuşunu güçlendirmek uygun olacaktır. Batonun olmadığı durumlarda inerken dizlerin yorulmaması için ayak topukları kullanılmalıdır. Böylelikle düşme ve kayma riskini en aza indirmiş ve performans kaybetmemiş olunur. Yamaçlarda yürürken yamaç tarafındaki ayak bir miktar yamaca döndürülerek kestirme denilen yürüyüş (yamacın yönüne göre yan basarak) olası ayak burkulma ve kayma tehlikesi azaltılmalıdır. Yumuşak zeminlerde ayakların kenarları ile zeminde bir basamak oluşturularak daha rahat ve kontrollü yürüyüş yapılır. Ayrıca, gereksiz iniş ve çıkışlardan da kaçınmalı, 30 dereceyi geçen eğimli yerlerde daha yüksek performans ve yürüyüş güvenliği için zig-zag (S) çizerek ilerleme yapılmalıdır. Böyle durumlarda mesafe uzamasına rağmen eğimli yerlerde oluşabilecek kazaların önlenmesinde ve enerjinin idareli kullanımında oldukça etkili sonuçlar alınabilmektedir. Bu zig-zagların keskinliği eğimin dikliğine, ekiptekilerin kondisyonuna ve arazi koşullarına bağlı olarak arttırılır ya da azaltılır. Buna ek olarak yürüyüş düzeni içerisinde karşılaşılan ani durumlarda, tehlikelerde (örneğin dallar, taş düşmeleri, keskin bölgeler, dikenli alanlar, kaygan zeminler gibi) öndeki kişi bağırarak tehlikeyi arkadaki arkadaşlarına haber vermelidir. Doğa yürüyüşlerinin gerekli önlemler alındığında ve dikkatli olunduğunda hiçbir tehlike barındırmayan, sağlık konusunda etkili ve eğlenceli bir spor olduğu unutulmamalıdır.

Hey! Bir dakika!

Yeni içeriklerden haberdar olmak ister misin?


Kayıt Ol!

Etiketler

Yorumlar

Yazıyla ilgili düzenleme gönder!

Neden Yoldan Çıktım?

Neden Yoldan Çıktım?
Ekoyurttaş. Yazar, çizer, yürür-gezer, bisikletle ulaşır. Daha az tüketmenin, tüketmekten çok üretmenin, dönüştürmenin yollarını arar, paylaşır.

Sonraki Yazı

Aktüel

Işık Kirliliği (Light Pollution) ve Işık Kirliliği Haritası

Işık Kirliliği (Light Pollution), geceyle gündüzün artık çok fark yaratmadığı zamanlardayız. İş ve eğlence hayatı, ulaşım,...

Önerilen Yazılar