Geziler

İETT İle Organik Yolculuk

Yayın tarihi: Kelime sayısı: 1270

Bir süredir aklımda olan bir geziyi sabahın erken saatlerinde hazırlıkları yaparak gerçekleştirmiş oldum. Esasında gezinin fikri İETT’nin 2015 Eylül’ünde yayınladığı “Organik Hatlar İstanbul’un Köylerine Götürüyor” başlıklı duyurunun içeriğini anlayabilmekti. Ancak, kabaca yaptığım bir araştırmanın ardından aslında gerçeğin çok daha farklı olduğunu, bahsi geçmemiş bir çok konuya değinilmediğini fark ettim.

Öncelikle İETT‘nin duyuru altında paylaştığı metin ve görsellere de bir göz atalım.

İstanbul İETT Organik Köy Otobüs Hatları

İETT İle Organik Yolculuk

Ve kabaca, tüm gezintinin sonunda, 10 günlük deneyimin sonunda tüm bu etkinliği özetlemek gerekirse; “yok böyle bir olay!

İlk Hedef

İlk planlama bulunduğum noktaya en uzak bölgelerden birini, Çatalca ve başta Yalıköy ve Karacaköy olmak üzere diğer bir kaç köyünü, Yalıköy’den başlayan sahili belirledim. Nedeni, “organik pazar”dan umduğumu bulamasam da güzel bir sahil ve yakın mesafede görülebilecek Çilingoz Tabiat Parkı’na uğrayabilmekti. Diğer yandan, İstanbul sınırları içerisinde toplu taşıma ile ne şekilde seyahat edilebileceğini mümkün olduğu kadar toplu taşımadan uzak duran ve yürüyerek bir yerlere ulaşmaya çalışan biri olarak deneyimlemek istedim.

Sabah gün ağarırken hazırlıklara başlayıp 08.00’da yola çıktım. İlk olarak T1 (Kabataş-Bağcılar Merkez) kodlu Çağdaş Tramvay ile Fındıklı’dan Zeytinburnu’na ulaştım. 08.40’da Zeytinburnu’ndan M1 (Aksaray-Havalimanı) kodlu Metro ile Yenibosna istasyonuna geçtiğimde saatim 09.25’i gösteriyordu. Yenibosna’dan 401 numaralı Çatalca otobüsüne binerek Çatalca Devlet Hastanesi’ne 10.50’de ulaştım. Burada otobüsler genel olarak saat başı hareket ettiği için 404 numaralı (Çatalca Devlet Hastanesi — Yalıköy) 11.15 aracının hareketini beklemek zorunda kaldım. Araç hareket ettikten sonra Yalıköy’e varmam 13.00’ı buldu. Başta da belirttiğim gibi, mümkün olduğu kadar yürüyerek noktalar arasında yol kateden biri için bu süreç biraz sıkıntılıydı elbette. Ancak, yanınızda güzel bir kitap (Anna Banti, Artemisia) ve kulağınızda keyifli melodiler (Malek Jandali, Echoes From Ugarit) var ise bazı sıkıntılara katlanmak biraz daha kolay olabiliyor. Bir noktadan sonra Kayra adında 6 yaşında, oldukça zeki bir arkadaş ile kendinizi Spiderman hakkında konuşurken de bulmanız olası.

Yalıköy

Köyler İstanbul sınırları içerisinde olabilecek “en köy halleri” ile karşıma çıktı. Haliyle, hemen hemen her köyde A101 marketlerinin olduğunu belirtmeliyim. İhtiyacınız olan gereksinimleri karşıladıktan sonra, yaklaşık 1 km. kadar sahile doğru yol boyunca yürümeniz gerekiyor.

Yürüyüşün ardından tekneler, kafeler, oyun parkı ve açık yeme-içme alanları sizi karşılıyor. Bu alanı geçer geçmez olabildiğince mavi deniz ve bol taşlı kumsal sizi sarmaya başlayacaktır. Bu bölge içerisinde pek gölgelik alan bulunmadığı için tercihinize göre mekanlara yakın durmak uygun olacaktır. Ancak, görece daha temiz, sakin ve daha kumlu alanlara ulaşmak için giriş alanından sağ ya da sola doğru ilerlemeniz gerektiği de değerlendirilmesi gereken bir diğer konu.

İlk olarak Yalıköy Dolunay Aile Çay Bahçesi’ne oturup bir keyif çayı içtim, hatta mekandan ayrılırken şahane demlenmiş çayı mug dolusu ikram ederek uğurlayan mekan sahibine de ayrıca tekrar teşekkürler. Sahile doğru ilerledikten sonra sağ yönü tercih etmemin nedeni, gözüme ilişen ve denize doğru uzanan garip mekanik yapının oldukça ilgi çekici olmasıydı ve bu yapıya ulaşmak için bir kaç km. kadar yürümek durumunda kaldım. Bahsi geçen düzeneğin Maden Deresi’ne ilişik Camiş Madencilik’e ait fabrikanın bir parçası olduğunu ve çok zamandır kullanılmadığını gördüm. Burada denize girerek ve biraz güneşlenerek enerjimi toplayıp, sezon öncesi son aracın 17.50’de olduğunu hatırlayıp, aynı yolu geri döndüm. Yalıköy’den otostop ile yine 404’ün duraklarından biri olan Karacaköy’e geçtim. Ulaşım ve ikramlar ile misafirperverliğini esirgemeyen Hasan’a da ayrıca teşekkürler. Yalıköy meydanına olur da sezon zamanı uğrayan olursa, cami önündeki bardakta mısır dükkanına uğrayıp selamımı iletmenizden oldukça memnuniyet duyarım.

Dönüş

Dönüş yolunda farklı bir güzergah tercih ederek alternatif oluşturmak istedim. Karacaköy’den 404 ile Çatalca Meydanı’na ulaştım. Dönüşte Büyükçekmece’ye doğru epey bir trafik yoğunluğu söz konusuydu ve 18.00 civarında başlayan bu yoğunluğun Çatalya Yolu Caddesi’ndeki ışıklar nedeniyle oluştuğunu, özellikle saat 20.00 civarında daha da kilitlendiğini öğrendim. 401 ile Tüyap’a kadar gelip buradan Metrobüs ile Mecidiyeköy’e ulaşmam yaklaşık 1.5 saat sürdü ve güneş battığında evime ulaşmıştım.

Ekipman ve Maliyet

Sırt çantamda gündelik eşyalarım dışında ayrıca bir şey bulunmuyordu. Toplamda gezinin maliyeti gidiş-dönüş 40 TL’ye geldi.

Alınacak Dersler

Çatalca Anastasios Surları ve İnceğiz Mağaraları’nı ziyaret edemedim. Hem saatin ilerlemesi hem de yürümek için çok ters yönde kalmaları dolayısı ile bir sonraki ziyaretimde görmek üzere not aldım.

İETT İle Organik Yolculuk yaptık diyelim diye yapılmış bir duyuru. Karacaköy’de kurulu pazarın öyle çok büyük olmadığını, çok çeşit barındırmadığını, standart bir pazardan pek bir farkının olmadığını bilmelisiniz. “Organik”lik kısmı ise ayrıca bir soru işareti. Bunun yanı sıra duyuruca sanki tek bir araç ile ulaşım sağlanabiliyormuş gibi bir izlenim söz konusu iken ulaşım ile ilgili sürecin nasıl olduğunu az çok ifade etmeye çalıştım.

İstanbul İETT Organik Köy Otobüs Hatları

İETT İle Organik Yolculuk

Kendi aracınız ile ulaşmak isterseniz de zaten belirtilen hatları kullanmanıza gerek kalmayacaktır. Amacınız gezmek ise, evet, köy isimlerine bakabilir, kısa bir araştırma ile civarda görülesi doğal alanları, tarihi yapıları vb. ziyaret edebilirsiniz. Ancak, amacınız organik besin tüketimi ise bu konuda ulaşımın çok daha rahat olduğu Buğday Derneği tarafından organize edilen Organik Pazarlar’ı öneririm.

  • Yalıköy Sahili oldukça etkileyici bir uzunluğa sahip, ancak çok temiz olduğunu söyleyemeyeceğim. Özellikle sezon açılmadan böyle ise, sezondaki durumunu pek düşünmek de istemem.
  • Yalıköy ve Karacaköy sakinleri oldukça sıcak kanlı, isimlerini hatırladığım hatırlamadığım, sohbeti ile güne keyif katan herkese tekrar teşekkürler.
  • İstanbul’da toplu taşıma genel anlamda oldukça kolay, yönlendirmeler ile ilgili ufak tefek sıkıntılar olsa da bir şekilde hızlıca çözüme ulaşılabiliyor. Ancak ulaşım oldukça pahalı.

Konu ile ilgili bir kaç yazıyı da şöyle iliştireyim.

Hey! Bir dakika!

Yeni içeriklerden haberdar olmak ister misin?


Kayıt Ol!

Etiketler

Yorumlar

Yazıyla ilgili düzenleme gönder!

Neden Yoldan Çıktım?

Neden Yoldan Çıktım?
Ekoyurttaş. Yazar, çizer, yürür-gezer, bisikletle ulaşır. Daha az tüketmenin, tüketmekten çok üretmenin, dönüştürmenin yollarını arar, paylaşır.

Sonraki Yazı

Biyoloji

Atatürk Arboretumu, Belgrad Ormanı, Sarıyer

Hava durumunu kontrol edip evden ayrılırken saat 08.45’i gösteriyordu. Bu defa gideceğim nokta daha yakın ve aktarmasız ulaşılabilir...

Önerilen Yazılar