İstanbul

Şehir İçi Rotalar: Riva-Alibahadır-Akbaba-Beykoz

Yayın tarihi: Kelime sayısı: 867

İstanbul‘daki son yürüyüş rotamda bu defa hedef Anadolu Yakası‘nda, Riva‘dan başlayıp Alibahadır ve Akbaba üzerinden Beykoz‘a varmak. Bir kaç hafta önce benimle site üzerinden iletişime geçen bir arkadaşım için hazırladığım rota planlama aşamasında da yürüdüğümüz gün içerisinde de bize oldukça ilginç bir seyir deneyimi sundu ve ortaya yürümekten ziyade bisiklet ve motorsiklet için önerebileceğimiz bir rota çıktı. Yürümeyi önermememin nedeni, rotanın neredeyse tamamının araç yolu üzerinden ilerliyor oluşu. Yürüyüş yapılabilecek patikaların büyük bir kısmının kapatılmış ve kurulan işletmelerin sınırları içerisinde kalıyor oluşu, kalan kısmının da elektrik hatlarına yakınlığı nedeniyle araç yolu üzerinden ilerlemek durumunda kaldık. İlerlediğimiz araç yolunda da aşırı sürat yapan dikkatsiz araç şoförleri ayrı bir tehlike haline geldi. Bu nedenle yürümenin uygun olmadığını, araçla ilerlemenin daha hızlı ve güvenli olacağını belirtmek durumundayım.

Riva’dan Beykoz’a

Bölgenin resmi adı Çayağzı. Ancak, genel olarak Riva tercih edilmekte. Riva kelimesi bölgenin de özelliğini gösterircesine, suya kanmış olanlar anlamına gelmekte.

Sabah Kadıköy’den 07.55’te hareket edecek 15F Kadıköy-Beykoz otobüsüyle Beykoz Merkez’e ulaştık. Ardından, aynı durak üzerinden 137 Cumhuriyet Köyü / Riva – Beykoz otobüsünü bekledik. Ancak, Mobiett bildirimlerine göre ilgili saatte daha otobüs sefere başlamamıştı. Bu nedenle 09.20’de, Beykoz’dan Riva’ya dolmuşla gitmeye karar verdik. 07.55’te Kadıköy’den başladığımız yolculuk aktarmayla birlikte 10:15’de Riva’ya varmamızla son bulmuş oldu.

Bir kaç dakikalık bir atıştırma molasının ardından 10.30’da yürüyüşe başladık. Planlanan rota üzerinden ilerlemek istediğimizde sahil şeridinin tellerle kapatıldığını gördük ve yolu değiştirip araç yoluna doğru geçtik. Ancak, burada da askeri alan, köprü inşaatı ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) sınırları nedeniyle patikalık alana giriş yapmamız mümkün olmadı ve mecburen araç yolu üzerinden devam etmek durumunda kaldık. Hatta, yol belirlemeye çalışırken TFF‘nin önünden bir kaç defa geçmemiz nedeniyle ihbar edildik. Yaklaşık 20 dakikalık yürüyüşün ardından bir sivil araç yanımıza yaklaşıp ihbar edildiğimizi, nereden gelip nereye gittiğimizi sordu, anlattık. Kimlik kontrolü ve kısa bir sohbetin ardından tekrar yürüyüşe kaldığımız yerden devam ettik.

Yeni yapılan yollar ve açılan işletmeler nedeniyle bloklar halinde kalan toprak alanlar yürümek için ne yazıkki oldukça güvensizdi. Çitler, yüksek gerilim hattı, hafriyat ve benzeri atıklar, çukurlar ve yol sınırları gibi nedenlerle yürümek neredeyse imkansızdı. Diğer yandan, araçlar o kadar kontrolsüz ve hızlı bir şekilde ilerliyorlardıki yola yakın olmak da pek akıl karı değildi. Mümkün olduğu sürece yeşil alanlara girip, yol aşamalarında da tempomuzu hızlı tutup ana yoldan uzaklaştık.

Riva-Sırmakeş ayrımından sonra yol araçlar yönünden oldukça sakinleşti ve bizim için daha keyifli hale geldi. Hatta, Dereseki Köyü, Riva Yolu üzerindeki Yeşil Çağlayan‘da, hayvanlar, bitkiler, akarsu… arasında mekan sahibinin nazik daveti üzerine bir süre durup dinlenmek çok daha ayrı bir keyif kattı. Bu esnada başlayan dolu yağışının bir kaç dakika içerisinde sonlanması ve çaylarımızın bitmesiyle tekrar yola devam ettik.

Bu arada, Yeşil Çağlayan’ı bir kaç metre geçtiğinizde Beykoz Fidanlığı‘na ulaşıyorsunuz. Burada artıl bırakılmış bir çok fidan ve saksı mevcut. İhtiyacı olan ve böyleye yakın olanlar uğrayıp bu fidanlar ve saksılar için işletmeciyle konuşabilirler.

Riva Yolu’ndan Dereseki ve oradan da Akbaba’ya ulaşıp burada da son molamızı verdik. Akbaba’nın ardından cadde üzerinden Beykoz sahiline ulaşıp Kadıköy otobüsüyle günü tamamladık. Rotaya dair paylaşılabilecek çok özel bir durum söz konusu değil. Ormanlık alana giriş yapamadığımız için yeşil alanla temasımız çok sınırlı kaldı ve birki örtüsünü, yaban hayatı gözlemlemek çok mümkün olmadı. Yeni yapılan yolların yarattığı tahribat artık gün gibi ortada. Rota, yol kenarında satılan ve bölgede yetiştirilen, bölgeden elde edilen yiyecek ve içecekler için değerlendirilebilir. Bunun dışında, ayrıca yaz aylarında denize girmek için Riva’yı tercih edebilirsiniz. Rota üzerinde çok fazla köpek bulunuyor, ancak herhangi bir tehlike arz etmedikleri gibi oldukça da cana yakınlar. Bu rotayı takip edecek olanlardan ricam bu arkadaşlar için bir miktar mama bulundurmanız. Hatta, seyir esnasında denk geldiğiniz yaralı/hasta hayvanlar varsa bana ayrıca bilgi iletebilirsiniz.

Şimdiden keyifli seyirler.

Hey! Bir dakika!

Yeni içeriklerden haberdar olmak ister misin?


Kayıt Ol!

Etiketler

Yorumlar

Yazıyla ilgili düzenleme gönder!

Neden Yoldan Çıktım?

Neden Yoldan Çıktım?
Ekoyurttaş. Yazar, çizer, yürür-gezer, bisikletle ulaşır. Daha az tüketmenin, tüketmekten çok üretmenin, dönüştürmenin yollarını arar, paylaşır.

Sonraki Yazı

Aktüel

Botanik Nedir?

Atatürk Arboretumu gezisinin yanı sıra özel olarak arboretumlara dair mümkün olduğunca detaylı bilgi paylaşmaya çalıştım. Diğer yandan,...

Önerilen Yazılar