Aktüel

Paskalya Bayramı ve Tatavla’ya Dair

Yayın tarihi: Kelime sayısı: 1675

Uzun zamandır aklımdaydı İstanbul’un mahalleleriyle ilgili ilginç anekdotlar paylaşmak. Sokak sokak dolaştığınızda kentin tarihine, geçmişine dair bir o kadar çok detaya ulaşabiliyorsunuzki. Flaneur‘lerin seyri bol olsun. “Teneke Mahallesi gibi mahallelerin, yerleşimlerin olduğu yazılar” şu an için temennim. Öncelikler arasında olmadığı için, şimdilik bir kaç konuya bir arada değinerek en azından kısaca derlediğim notlarımı paylaşmakla yetineceğim. Bunlardan ilki Paskalya’ya ve şimdilerde Kurtuluş ve Bozkurt Mahalleleri olarak bilinen Tatavla’ya dair.

Paskalya’ya Dair Notlar

16 Nisan 2017, Ortaköy’e doğru yoğun bir trafik var. Nedeni, paskalya nedeniyle sahil yolunun toplu taşıma araçları dışında araç trafiğine kapatılması. Kiliselerin önünde güvenlik şeritleri ve polisler bekliyorlar. Yanımdan geçen bir kaç kişi kendi aralarında “yahudi bayramı değil mi paskalya?” üzerine konuşuyorlar.

Paskalya

Rumca Pashalia sözcüğünden türeyerek dilimize giren Paskalya Hıristiyanlıktaki en eski ve en önemli bayram olarak nitelendirilmekte. Hristiyan dini inanışına göre İsa’nın çarmıha gerilmesinin ardından 3. günde yeniden dirilişini ifade eder. Bu nedenle Kıyam Yortusu, Diriliş Pazarı ya da Diriliş Günü olarak da adlandırılır. Bilinen en eski kayıtların 2. yüzyıla dayandığı bayram Mart sonu ile Nisan sonu arasında kutlanmaktadır. Çoğunlukla bahar ekinoksundan (21 Mart) sonraki ilk dolunay tarihinde kutlanan (22 Mart ile 25 Nisan arasında değişiklik gösterebilmektedir) Paskalya Bayramı farklı takvim sistemleri kullanılması nedeniyle farklı günlerde de kutlanılabilmektedir. Ağırlıklı olarak Gregoryen takvimine göre esas alınsa da, Doğu Ortodoks Kiliseleri Jülyen takvimini esas aldıkları genellikle Protestan ve Katolik kiliselerinden sonra kutlama yapmaktadırlar.

Her sene sabit bir tarihte gerçekleşmeyen ve dünya kiliselerinin çoğunda Pazar günü kutlanan Paskalya Günü bu yıl 16 Nisan olarak belirlenmiştir.

Paskalya Bayramı Gelenekleri

Kiliselerde ayinlerin yapıldığı bu bayram ülkelere göre farklılıklar taşıyabilmektedir. Paskalya’ya dair en çok bilinen, hediye olarak verilen Paskalya tavşanı ve boyanmış Paskalya yumurtasıdır. Oruçla geçen beş haftalık (Büyük Perhiz) bir hazırlık dönemiyle son haftayı (Kutsal Hafta) kapsar ve Paskalya Günü’nde (Diriliş Günü) sona erer. Diriliş Günü’nde mumlar yakılır, dualar okunur. Özel Paskalya çöreklerinin yanı sıra haşlanmış yumurtalar boyanır ve hediye edilir. Süryanilerin Temmuz ayında kutladıkları Meryem Ana Paskalyası da Paskalya olarak nitelendirilmektedir.

Katolik Kiliseleri‘nde, Paskalya gecesi ayininde yeni ateş kutsanır, Paskalya mumu yakılır, Kitabı Mukaddes’ten bölümler okunur ve vaftiz törenleri yapılır. Erken Dönem Hıristiyanlık’ta vaftiz törenleri yılda bir kez Paskalya günü yapılırdı.

Rum ve Rus Ortodoks Kiliseleri‘ndeyse gece ayinlerinden önce kilise dışında bir ayin alayı düzenlenir. Alay kiliseden çıkarken hiç ışık yakılmaz. Alayın dönüşündeyse İsa’nın dirilişini simgeleyen yüzlerce mum yakılır.

Azınlık toplumlarının yoğun olduğu Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde, özellikle İstanbul’da Hıristiyan ailelerin Paskalya’da Müslüman komşularına Paskalya yumurtası ve Paskalya çöreği getirmeleri sıkça rastlanan adetlerden biri olarak belirtilir. Paskalya çöreğini özel kılan, yapımında yağ, süt, yumurta, un, maya ve şekere ek olarak mahlep ve sakız kullanılmasıdır.

1870'li yıllarda Tatavla'da Paskalya Bayramı

1870’li yıllarda Tatavla’da Paskalya Bayramı (Kaynak: Guillaume Berggren Arşivi)

Paskalya’nın Geçmişteki İzleri

Kaynaklara göre, Sümer’in ünlü bereket ve güneş tanrısı Tammuz (Thammuz, Dumuzi, Dumu.zi, Dumuzid) ve bereket, toprak, ay tanrısı olan İnanna soğuk ve zor geçen kışın ardından baharın gelişiyle her yıl 21 Mart tarihinde evlenirler. Bu evlilikle bolluk, bereket ve yeşillik gelir, hayvanlar yavrulardı. Birleşme güneşle alakalı olduğundan ritüelde güneşi simgeleyen ateşin üstünden atlanır. İlk kez M.Ö. 4.000 yılında kutlanan bu evlilik, Mezopotamya ve Orta Asya’da Nevruz halini alıp zenginleştirilmiştir. Hristiyanların Paskalyası ve Hıdrellez’in kaynağı olarak bu evlilik ve kutlamalar gösterilmektedir. Cemre inancının da bu evlilikten geldiği belirtilmektedir.

İnanna, Sümerler’den sonra ortaya çıkan Sami kökenli Babil uygarlığında “İştar” olarak adlandırılır. Eski Mısır’da “Osiris”, Fenikeliler’de “Adonis”, Roma döneminin Anadolusu’nda “Attis” ve Hristiyanlık öncesinin pagan Avrupa’sında “Ostara” halini halır. Pagan dönemi Avrupalıları’nın tanrıçaya hürmeten her sene bahar ve bereket şenliği olarak kutladıkları Ostara Bayramı Hristiyanlık sonrasında İsa’nın göğe yükselmesinin kutlandığı “Ester” (Easter, Resurrection Sunday, Pascha (Yunanca, Latin) halini alır.

Osmanlı/Cumhuriyet Dönemlerinde Paskalya ve Tatavla

Tatavla (Yunanca: Ταταύλα, şimdilerde Kurtuluş), İstanbul ilinin Şişli ilçesinde yer alan tarihi bir semttir. Aya Dimitri Kilisesi’nin yer aldığı ve Son Durak olarak bilinen sınır aşağısı ise Beyoğlu ilçesine bağlıdır. Şişli ilçesinde iskana açılan ilk bölge olma özelliğine de sahip olan semt yaklaşık 470 yıllık bir tarihe sahiptir. Pangaltı’nın üzerinde bulunduğu tepeden güneye doğru hafif bir eğimle inen eski bir dere yatağı ve bu dere yatağını çevreleyen tepecikler 1782 yılında yapılan Rum ortodoks kilisesi Aya Dimitri‘nin adıyla özdeşleşmiştir. 1929 yılında, büyük yangından sonra Kurtuluş ismini alan Tatavla öncesinde Rum yerleşimi olarak öne çıkmaktaydı. Rumca “beygir ahırı” anlamına gelen “tavla” kelimesinden türeyen Tatavla, Osmanlı döneminde Barbaros Hayreddin Paşa’nın Ege ve Akdeniz’den gemi yapımında çalıştırılmak üzere getirdiği 10 bini aşkın Rum esirin yerleştirildiği bölge olarak tarihte yerini alır. İstanbul’un fethinden önce Cenevizlilerin ahır ve kuyularının da burada olduğu belirtilir. Tersaneliler olarak da anılan, önceleri Kasımpaşa tersanelerinde çalışan ve gemi yapımında oldukça hünerli olan Rum esirler, daha sonraları tulumbacılıkta ve ayakkabı imalatında da bir hayli başarılı olurlar. 19. yüzyılın ortalarına kadar çok fakir bir Rum işçi mahallesiyken, bu tarihten 20. yüzyılın ortalarına kadar Pera’dan sonra en kalabalık ve zengin Rumlara ev sahipliği yapar.

Kurtuluş’un meyhaneleriyle Bakla Hurani (Bakla Horani, Baklahorani, Apokrias, Tataula Carnival) adlı panayırı da, ilerleyen yıllarda İstanbul sınırları içinde adından sıkça bahsettirir olmuş. Rumlar Tatavla’da Şubat’ın son ya da mart ayın başı pazartesi günü başlayarak 3 gün boyunca Apokrias’i kutlar, maskeli ve kostümlü olarak müzikle yürürler, defileler gerçekleştiriler.

Bazı kaynaklara göre, Apokries’in, kutlanmaya başlanması kilisenin aşırı baskıcı davrandığı döneme denk gelir. 19. yy’ın ortalarına denk düşen bu dönemde, fütursuzca eğlenme ihtiyacının, isyan etmenin ve dayatılan kurallara karşı gelmenin tezahürü olarak ortaya çıkar.

Kutlama iki şekilde gerçekleşir. Karnavalcılar yani maskaralar, dost ve ahbapların evlerine gece ziyaretlerinde bulunur, gece boyunca içkili, eğlenceli sohbetler yapılır. Diğer yandan, karnavalcılar sokağa çıkıp kostüm ve maske takarak şarkılar, danslar ve çeşitli mizansenlerle eğlenirler. Geçit günü, nerden gelindiğine göre toplanma yerleri belirlenir. Karnaval günü gündüz saatleri kadın ve çocuklara aitken karanlıkla birlikte sokakları bıçkın ve müstehcenlerin eğlenceleri kaplar. Dönemin levantenlerinden Bertrand Bareilles’in tanıklığına göre büyük Pera caddesinde toplanan maskaralar, bugünkü Kalyoncu Kulluk sokaktan Dolapdereye inerek oradan Tatavla’ya, Aya Dimitri Kilisesinin önündeki meydana çıkarlar. Orada onları seyyar satıcılar, sokak müzisyenleri, akrobatlar, palyaçolar, laternacılar ve dönemin amatör itfaiyeci sınıfı “tulumbacılar” karşılar.

1918’de yayımlanan Rum gazetelerinden Proodos‘taki bir habere göre karnaval İstanbul’un hayta itfaiyecilerinin, yani tulumbacıların apokries karnaval eğlencelerine dair şu atıfta bulunulur: “Karşılamanın başrolde olduğu danslar, zurnacı Kör Haciki, davulcu Edirnekapılı Yovanaki eşliğinde koğuşta başladı. Şampanya yerine bolca gazoz ve limonata mevcuttu. Her semtten maskaralar değişik bir mizansen ortaya koyarak insanları güldürmeye çalışıyorlar. Tabuta konan ve ölü taklidi yapan bir karnavalcı aniden tabuttan fırlarken loğusa kılığına girmiş maskara erkeklere de doktor kılığındaki maskaralar tarafından doğum yaptırılıyordu“.

Tatavla Karnavalı (Apokrias) 1941 yılına Türk devleti tarafından (İnönü) yasaklanıncaya kadar her yıl gerçekleştirilir. Panayırın adında anlaşılacağı gibi “bakla” etkinlikte en çok tüketilen besindir. Bakladan yapılan çeşitli yemeklerle İstanbul halkının tanışması da bu festival sayesinde olur.

Türkiye’de karnaval, 68 yıl aradan sonra ilk kez 2009’da İstanbul’da küçük bir grubun katılımıyla tekrar gerçekleştirilir. Bu tarihten itibaren hem Tatavla’da hem de Pera’da yeniden kutlanmaya başlanır.

Kaynakça nedir?
  1. Paskalya @Vikipedi
  2. Easter @Wikipedia
  3. Inana’s descent to the nether world: translation
  4. Inana and Bilulu: an ulila to Inana
  5. İnanna and Dumuzi, Sumerian/Akkadian/Babylonian/etc.
  6. The Courtship of Inanna and Dumuzi
  7. Muazzez Hanım’ı 92 yaşında mahkemelik eden Sümer tanrıçası İnanna, bizim Mecnun’un Leyla’sıdır
  8. İştar @Vikipedi
  9. Baklahorani @Vikipedi
  10. İnönü’nün yasakladığı Rum festivali yeniden hayat buluyor
  11. Baklahorani karnavalı yine Tatavla’da kutlandı
  12. Bakla Horani Carnival
  13. Bir Oryantalizm Ürünü Olarak İstanbul’un Frenk ve Levanten Mahalleleri Seyahatnamesinde “Doğu” ve “Batı” İmgeleri, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Derdisi, 11(2)
  14. Kurtuluş, Şişli @Vikipedi
  15. Kurtuluş, İstanbul’un Harlem’i mi?
  16. Kurtuluş’ta Paskalya başkadır
  17. Kurtuluş’ta Paskalya Bayramı
  18. Celebrating Easter in Greece
Hey! Bir dakika!

Yeni içeriklerden haberdar olmak ister misin?


Kayıt Ol!

Etiketler

Yorumlar

Yazıyla ilgili düzenleme gönder!

Neden Yoldan Çıktım?

Neden Yoldan Çıktım?
Ekoyurttaş. Yazar, çizer, yürür-gezer, bisikletle ulaşır. Daha az tüketmenin, tüketmekten çok üretmenin, dönüştürmenin yollarını arar, paylaşır.

Sonraki Yazı

Aktüel

Temel İlk Yardım Nedir? İlk Yardım Eğitimi Neden Gereklidir?

Evinizden çıktınız, yolda yürüyorsunuz ve bir anda karşınızda bir kaza meydana geliyor. Elbette temennim bu ve benzeri durumların olmaması...

Önerilen Yazılar