Çiftlik Gezileri

TaTuTa Ev Sahibi: Balabanağa Çiftliği

Yayın tarihi: Kelime sayısı: 1034

İstiklal Yolu planlama sürecinde rota üzerindeki ve civarındaki TaTuTa ev sahiplerini listelemiş, aralarından Balabanağa Çiftliği ile iletişime geçmiştim. Evren’den dönüş alır almaz planlamayı çiftliği ziyaret edebileceğim şekilde düzenledim ve yola koyuldum. Daday araçları şehir merkezindeki Barutçuoğlu Alışveriş Merkezi karşısındaki sokaktan saat başı hareket etmekte. Daday’ın İnciğez Köyü’nde, İnciğez Cami’nden sonraki tepenin hemen ardında, yolun sağında tabelayı görür görmez araçtan inip 800-900 metre mesafedeki çiftliğe doğru yürürken Erkan ile karşılaşıyorum.

Koruluk bir tepenin yamacındaki Balabanağa Çiftliği, köy kahvaltısı ve yöresel yemeklerle misafirlerine hizmet vermenin yanı sıra, çiftlikte yetişen meyvelerden de Kastamonu’nun yöresel lezzetlerin (elma ekşisi) satışını da gerçekleştiriyor. 1600’lü yıllara dayanan geçmişiyle çiftlik sınırları içerisinde merkezde ahşap-kargir karışımı bir teknikle yapılan konak yer almakta. Zemin kat duvarları yer yer ahşap dikmelerle desteklenmiş Balabanağa Konağı’nın duvarları kerpiç dolgulu, sıvalı ahşap karkas olarak yapılmış. Konağın yanı sıra çeşme, tarihi Türk hamamı, tahıl ambarı gibi ek üniteler de çiftlik etrafında yer almakta.

Ziyaret öncesinde de uzun uzun araştırmalar yaptığım konağa varır varmaz konak önünde Balabanağa ailesi ve misafirleriyle tanışıp, kısa bir sohbetin ardından Erkan ve çiftliğin köpekleriden biri olan Venüs ile çiftliği ve civarı turlamaya başlıyoruz. Geleneksel Kastamonu yapı anlayışını yansıtan konak ailenin en yeni fertlerinin çabası sayesinde yeniden Oğuzbalaban ailesinin hayatının merkezine yerleşmiş. Şehir dışında yöresel lezzetlerin tanıtıldığı fuarlar, belediye ve köy faaliyetleriyle birlikte hareketlenen Daday içerisinde de ayrı bir yeri olan ve 2011 senesinde restorasyonu gerçekleştirilen çiftlik bu nedenle tarım çiftliği olarak bölgede ayrıca bir örnek teşkil etmekte. Aile sakinlerinin Balabanağa Çiftliği’ni gelecek nesillere aktarılacak bir Dünya kültür mirası olarak görmesi ve buna uygun şekilde korumaya özen göstermesi oldukça mutluluk verici. Çiftlik hakkında konuştuğumuzda, ekolojik neler yapılabilir üzerine fikirler paylaştığımızda yaşanan heyecana ve gösterilen ilgiye tanık olmalısınız.

İhtiyaç duyulan sebze ve meyvelerin yetiştirildiği, et ve yumurta için yetiştirilen tavuk, hindi, kaz ve ördeklerin etrafta gezindiği, süt ve süt ürünleri için manda ve ineklerin bulunduğu çiftlikte yeni dikilen erikler için de ayrıca heyecanlı bir bekleyiş söz konusu. Kastamonu’nun iç kesimlerinde karasal iklim hakim olduğu için kimi zaman “don vurması” nedeniyle hasat yeterince verimli olamayabiliyor. Elma, armut, erik, ayva, dut, kiraz, kızıl erik, ahlat, kuşburnu, alıç gibi meyvelerin yetiştiği çiftlik sınırları içerisinde bir de yapay gölet bulunuyor.

Gölet, kuraklıktan etkilenen şeker pancarı ve sebzelerin hasat zamanına kadar sürekli sulanması için kullanılıyor. Arpa, buğday, siyez buğdayı gibi hububat ürünlerin hasatının yapıldığı çiftlikten elde edilen ürünler ayrıca Daday Kadınlar Girişimci Derneği çatısı altında da satılmakta.

Sohbet içerisinde civardaki ormanlık alanı da gezme imkanımız oluyor. Daday’da at çiftliklerinin de bir hayli fazla olduğunu ve kimi zaman gelen ziyaretçilerin de bu yönde talepleri olduğunu öğreniyorum. At çiftliklerinin yanı sıra Daday’da öne çıkan bir diğer faaliyet mantar şenlikleri. Farklı zamanlarda farklı mantar türlerine yönelik gerçekleştirilen şenliklere katılım bir hayli yoğun oluyormuş. Daday’a tekrar gelmek için bir diğer neden daha. Ek olarak, Daday’da İksir Resort Town Otel adında bir de otel bulunmakta ve İksir Hasat Şenliği gibi etkinlikler düzenlemekteler. Detaylıca araştırmak üzere konuyla ilgili de notlar alıyorum. Son olarak, 1988 yılında dönemin Belediye Başkanı Nedim Bıyıklı tarafından başlatılan, o yıldan bu tarafa aralıksız devam eden ve geçen yıl 30.su düzenlen 30 Ağustos Zafer Bayramı ve At Yarışları adında bir organizasyonun varlığından da haberdar oluyorum sohbet içerisinde. Ancak, son yıllarda organizasyon döneminde söz konusu olan terör saldırıları, uygun olmayan hava şartları derken sürekli aksamalar yaşanır olmuş. Gezi esnasında telefon çalıyor ve Kastamonu İl Kültür ve Turizm Müdürü Ziver bey‘in çiftlikte olduğunu öğreniyorum. Gerçekten şahane bir tesadüf. Ziver bey çiftliği sıklıkla ziyaret edenlerden. Çiftliğin bahçesinde, masa etrafında keyifle çaylarımızı yudumlayoruz.

Çiftliğin merkezinde ailenin de kaldığı konağın iç mekanı büyüleyici. 400 yıldır ayakta olan konağın her köşesinde bir tarih yatıyor. Kapılardan tavanına, duvarlarından perde örtülerine tüm detaylar aslını korumakta. Özellikle duvarlardaki Osmanlıca cümleler ilgimi çekiyor. Yazılar misafirhanede kalan misafirlerin memnuniyetlerinden oluşuyormuş. Müthiş. Diğer yandan restore edilmesini umut ettiğim hamam ayrı bir etkileyicile sahip. Çiftlik ve konak gezisinin ardından dinlenmek için izin istiyorum.

Ertesi sabah erkenden uyanıp, çiftlikte yetiştirilen ürünlerden oluşan leziz kahvaltıyla birlikte güne başlıyorum. Bir elimde soba üzerine taze kızarmış ekmek, çatalın ucunda leziz elma ekşisi. Hatta bir kavanoz da hediye ediyorlar. Bu yazıyı okuyan sevgili ziyaretçi, yazıyı yazarken diğer yandan elma ekşisini yudumladığımı belirtmem biraz nispet olacak sanırım. Ama dert etme, Eylül-Ekim aylarıyla birlikte sipariş talebinde bulunabilirsin. Saat 9 aracı için yer ayırtıp vedalaşarak 09.45’te kalkacak havalimanı servisine doğru hareket ediyorum.

Yürüyüş ve çiftlik ziyareti derken benim için gerçekten tadına doyum olmaz bir kaç gün oldu. Doğasıyla, insanıyla, tarihiyle ve kahramanlıklarıyla değerli bir şehir, Kastamonu. İlk fırsatta tekrar yolumun düşmesi temennim.

Hey! Bir dakika!

Yeni içeriklerden haberdar olmak ister misin?


Kayıt Ol!

Etiketler

Yorumlar

Yazıyla ilgili düzenleme gönder!

Neden Yoldan Çıktım?

Neden Yoldan Çıktım?
Ekoyurttaş. Yazar, çizer, yürür-gezer, bisikletle ulaşır. Daha az tüketmenin, tüketmekten çok üretmenin, dönüştürmenin yollarını arar, paylaşır.

Sonraki Yazı

Diğer

100. Yazı ve 10 Soru

Yoldan Çıktım‘da yazılar yayınlamaya ilk olarak İETT‘nin Organik Yolculuk adını verdiği, sözde çok şahane, uygulamada...

Önerilen Yazılar