Aktüel

Tohum Nedir?

Yayın tarihi: Kelime sayısı: 2000

İstanbul’da 1 kilometrekarelik alan içerisinde 2786 kişi (İstanbul, Türkiye İstatistik Kurumu, 2016 verilerine göre) yaşıyor. Durakta ortalama 19 dakika boyunca seyahat edeceği aracı bekleyip, bu araçla ortalama 12 kilometre yolculuk yapıyor ve günde ortalama 91 dakikasını yolda harcamış (Moovit Public Transit Report 2016) oluyor. Çalıştığı yere en yakın noktada yemeğini yiyor veya en yakın noktadan online sipariş veriyor. Mesai sonunda ya yol üzerinde bir yerde yemek yiyor ya da yine evinden online sipariş veriyor. Kendi sosyal çevrem üzerinden yorum yapmam gerekirse, düzenli olarak yemek yapma alışkanlığına sahip kişi sayısı bir elimin parmaklarını geçmiyor. Tabi, bir çok değişkene göre farklılık gösterebilecek bir yorum/durum içeriyor bu veriler. Ancak, konumuz yemek yapma alışkanlığı olmadığı için şu an önemi yok farklılığın. Asıl konu; ister kendimiz pişirelim, ister bir mekanda yiyelim, istersek online yüksek puanlı bir mekandan sipariş edelim yediğimiz besinin ne olduğunu, nasıl yetiştirildiğini, nereden elde edildiğini, nasıl pişirildiğini, ne gibi bir yol izleyerek önümüzde geldiğinş -büyük bir ihtimalle- bilmiyor oluşumuz. İşte, sorun tam bu noktada başlıyor.

Kendi gözlerimizle görmeye başladığımızda biz, tohumu anladığımızda çevremiz, bir bitkinin yaşam döngüsünü anladığımızda dünyamız değişecek.

Tohum Nedir?

TDK’ya göre tohum, bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını (bitkinin üremesini) sağlayan tane olarak açıklanmakta. Boyutu birkaç milimetre olan (çoğu zaman) ve temelde işlevsiz bir görüntüye sahip olan bu küçük mucize içeriğinde milyonlarca bilgiyi, tanıklık edilebilir bir mucizeyi barındırır. Tohumlar genelde sert kabuklu ve zarla çevrilidir. Esasında bu halleriyle uykuda olan bir canlı olarak nitelendirilebilir. Bu dış alan tohum kabuğu (testa) olarak isimlendirilir. Bir tohumda en dışta yer alan tohum kabuğunun ardından içe doğru besin dokusu (pesiperma, endosperma) ve embriyo kısımları gelir. Embriyo kesesindeki yumurta hücresinin döllenmesiyle oluşan zigot gelişerek embriyo haline ulaşır. Özetle, bir şekilde ulaştığımız bir kaç milimetre boyutundaki bir tohum dış kabuk, kabuğun içinde bulunan besin deposu (kimi tohumlarda çenek) ve embriyodan (canlı taslağı) oluşur. Bu embriyo en temel yaşamsal faaliyetlerini oldukça düşük seviyede gerçekleştirmektedir. Tohumların hava almayacak şekilde saklanması bu nedenle yanlış (tohumların saklanması konusunda ayrıca değineceğim) bir uygulamadır.

Tohumun Kısımları

Embriyo (Canlı taslağı)

Tohumun canlı olan kısmıdır.

Embriyodaki ilk yaprakçıklara çenek (evcik / kotiledon) denir. Kotiledonlar, besin depo etmekten ve çimlenmeden sonra toprak üstüne çıkarak fotosentezden sorumludurlar. Tohumları açıkta gelişen, meyve yaprakları tarafından örtülmeyen (açık tohumlu) bitkilerin embriyosunda ikiden fazla çenek bulunur. Örnek: Çam, ladin, köknar, sedir (genelde meyvesiz ağaçlar). Açık tohumlu bitkilerin çiçeklerine kozalak adı verilir. Bunlara çok çenekli (Polikotiledon) bitkiler denir.

Tohumları meyve yaprakları tarafından örtülmüş olan (kapalı tohumlu) bitkilerse tek çenekli (Monokotiledon) ve çift çenekli (Dikotiledon) olarak ikiye ayrılırlar. Eşey organlarından sadece birini bulunduran tek cinsli çiçekler eğer aynı bitki üzerinde bulunuyorsa, yani bir bitkinin üzerinde farklı yerlerde dişi veya erkek çiçekler yer alıyorsa bu bitkilere monoik (tek çenekli) bitkiler denir. Örnek: Karpuz, kavun, kabak, fındık, ceviz, kestane, soğan, dut vb. Bu bitkiler genelde otsu, tek yıllıktırlar. Diğer özellikleri arasında saçak köklü olmaları, kambiyum dokuları olmaması nedeniyle enine büyümemeleri, yapraklarının sapsız, ince, şerit şekilli ve paralel damarlı oluşu sayılabilir. Eşey organlarından sadece birini bulunduran tek cinsli çiçeklerde eğer erkek ve dişi çiçekler ayrı ayrı bitkilerde bulunuyorsa bu bitkilere de dioik (iki çekenli) bitkiler denir. Örnek: Antepfıstığı, incir, hurma, papaya, kivi, elma, ıspanak, nohut, kuşkonmaz vb. Genelde odunsu bitkiler olan dioik bitkileri diğer özellikleri kazık köklüdür olmaları, kambiyum dokuları sayesinde enine büyüyebilmeleri, iletim boruları düzenli olması, yapraklarının saplı, tüysü (ağ) damarlı, geniş ve parça şekilli olması sayılabilir.

Besin Dokusu (Pesiperma, Endosperma)

Bitkinin erişkin olmadan önceki beslenme yeridir.

Tohum Kabuğu (Testa)

Yapısında süberin, lignin, kütin gibi maddeler bulundurur. Bu maddeler sayesinde sert bir hal almıştır. Su ve gazlara karşı geçirgenliği azdır. Böylece çimlenme oluncaya kadar aşırı su kaybı ve diğer zararlı etkenlere karşı korunma sağlanmış olur.

Bitkilerde Hayat Döngüsü

Bitkinin Yaşam Döngüsü

Bir bitkinin varlığı fiziksel olarak takip edilebildiği sürecin çok daha evvelinden başlayıp çok da ötesine kadar uzanmaktadır. Tohumdan tohuma aktarılan onca neslin birikimi imkan bulduğu tüm zamanlar içerisinde yine tohumlardan tohumlara aktarılarak varlığını sürdürecektir. Düşünsenize, binlerce yıl öncesinin birikimi şu an bir yerlerde, bir parça bez içerisinde azar azar aldığı nefesle toprağa kavuşmayı, güneşi solumayı bekliyor.

Roselló, J.; Soriano, J.J. – “Bitkinin Yaşam Döngüsü“nde, bitkinin fiziksel olarak takip edilebildiği süreci şu şekilde anlatıyor:

Bir bitkinin fiziksel gelişimi üç evre içerisinde yorumlanabilir: Gençlik, erginlik ve yaşlılık.

Gençlikte, hızlı gelişme görülür. Tohumun çimlenmesiyle başlayan bu evre üreme yapıları ortaya çıktığında sonlanır. Gençlik evresinde yaprakların biçimi ve boyutları olgun evreye göre farklılık gösterebilir. Erginlikte, sap, dal ve yaprakların gelişim hızı azalır. Çiçekler ve sonrasında meyve ve tohumlar oluşur. Bitki azami boya ulaştığında ve genel durumundan bağımsız bir şekilde, sahip olduğu uzuvlar kendi işlevlerini gerçekleştirebilecekleri aşamaya ulaştıklarında bitki olgun olarak nitelendirilir. Yaşlılıkta, bitkinin yaprakları yozlaşır, bitki nesiller arası niteliklerini aktaracağı tohumlarını bırakmış olur ve süreç bitkinin ölümüyle tamamlanır.

Sebze bitkileri, birinci yıl çiçeklenen (tek yıllık), ikinci yıl çiçeklenen (iki yıllık) ve birden çok kez çiçeklenen (çok yıllık) bitkiler olarak ayrılabilir. Tek yıllık bitkiler, tohumlarının çimlendiği dönem içerisinde (genelde yazın) çiçeklenirken, iki yıllık bitkiler kış boyunca dinlenip sonraki ilkbahar veya yaz aylarında çiçeklenirler.

Tohum Ekimi

Tohum ve Meyve

Bitkilerde meyvenin oluşması ve tohumlanma için tozlaşma ve döllenmenin gerçeklemesi gerekmektedir. Tozlaşma, bitkinin erkek organlarındaki (Stamen) polen tozlarının çiçeğin dişi organlarından (Pistil) biri olan dişicik tepesine konması, burada çimlenmesi ve polen tüpünü yumurtalığa uzatması olarak ifade edilebilir. Döllenme ise, yumurtalığa ulaşan polen tüpünün yumurtayla birleşmesiyle ilk canlı taslağını ve embriyonun ilk aşaması olan zigotu oluşturmasıdır. Oluşan zigot sürekli bölünerek gelişir ve embriyoyu oluşturur. Embriyonun etrafında koruyucu bir kabuk oluşur ve kabuğun içinde besin depolanır. Tohumlar, besin maddelerini ihtiva eden özel bir dokunun bulunup bulunmamasına göre besi dokulu tohumlar, besi dokusuz tohumlar olarak iki kısma ayrılır. Özel bir besi dokunun bulunmadığı durumlarda tohumun çimlenmesi için gerekli olan besin maddesi embriyoda, özellikle çeneklerde toplanır (fasulyede olduğu gibi). Besi dokulu tohumlarda genellikle küçük olan embriyo ya besi doku içerisine gömülüdür ya da bir tarafına itilmiştir.

Tohumlardaki yedek besin maddeleri nişasta, protein, yağ ve hücre çeperinde birikmiş olan selülozdan ibarettir. Besin maddesinin fazla oluşuna göre tohumlar unsu, yağsı veya sert boynuzsu özellik gösterirler. Tohumun içerisindeki embriyonun uygun şartlar bulunca gelişerek ana bitkiye benzer bitki vermek üzere tohumdan çıkıp serbest hale geçmesi, çimlenme olarak adlandırılır. Tohumlar olgunlaştıktan sonra çimlenene kadar az su ihtiva ettiklerinden bu arada hayati faaliyetleri yavaş gerçekleşir. Bu sürece uyku hali denir ve bazen ortam koşullarına bağlı olarak senelerce uyku halinde kalabilirler. Her tohumun uyku hali boyunca yetecek kadar karbonhidrat, yağ, protein ve minerallere sahiptir. Temel yaşamsal faaliyetleri çok yavaşta olsa gerçekleştiği bu boyunca çevreden nem alırlar. Endosperm veya cotyledondaki besinler nemle birleşince bitki için gerekli gıda halini alır.

Fasulye, börülce, karpuz, kabak gibi bitki tohumlarında gıda maddelerini barındıran iki adet ilk yaprak (Cotyledons) bulunur. Diğer tür tohumlardaysa gıda kaynağı yaprak değil, endosperm denen tohumun diğer kısmıdır. Endosperm tahıllar gibi bazı tohumlarda un gibi, bazılarında yağlı ve bazılarında ise çok sert olabilir.

Tohumların yayılması bitkilerin hayatlarının devamı bakımından önemlidir. Tohumların yayılmasında rol oynayan tesirler rüzgar, su ve hayvanlardır. Rüzgarlarla dağılan bitkilerin tohumları küçük, hafif (1/200 mg) olup, uçmayı kolaylaştıran hava keseleri veya kanatlara sahiptir. Hayvanlar aracılığıyla dağılan tohumlar, hayvanlara takılıp uzaklara iletilebilmek için tüy, diken, çengel gibi organlara sahiptirler. Bazen da hayvanlar tarafından yenen tohumlar, sindirim sisteminde çimlenme hususiyetlerini kaybetmeden dışkıyla atılarak uzaklara kadar taşınabilirler. İnsanların da tarım ve ekonomik ihtiyaçlar sebebiyle tohumların yayılmasında önemli rolü vardır.

Tohum uyku halinden çıkması ve çimlenmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekir.

  • Uygun sıcaklık,
  • Yeterli nem,
  • Yeterli oksijen.

Tohumun Çeşitleri

Tohumların genel özellikleri yaygın bir şekilde benzerlik göstersede, boyut, şekil ve sertlik gibi farklılıklara sahip bir çok tohuma da rastlamak oldukça mümkün. bu farklılıkların dışında yapısal olarak daha ortak benzerlikler söz konusu olmakta. Örneğin, tohumların bir çoğunun yapısı iki ilk yaprak, gövde ve kökten oluşmaktadır. Bitkilerin büyük bir çoğunluğunu kapsayan bu tip tohumlara dicots denmektedir. Monocots ise sadece bir yaprağa sahiptir. Otların büyük çoğunluğu, mısır, çavdar ve diğer tahıllarla soğan bu sınıfa girer.

Bazı tohumlar herhangi bir zamanda çimlenirken büyük bir çoğunluğu gelişmesini garantiye almak için en uygun koşulların oluşmasını bekler. Farklı koşullara göre tepki veren tohumlar içerisinde, örneğin bazı tohumların uyanabilmesi için soğuk veya donma derecelerinde ısı gerekir. Bazılarında ise bu süreç için ışıklı bir ortam gereklidir.

Tohumuna Dair…

Sonraki yazı içeriklerine referans olabilecek kadar bilgi derlemeye çalıştım. Kaynakça bölümündeki, benimde yazıyı oluştururken bilgilerimi tazelemek, eksikliklerimi tamamlamak amacıyla kaynak olarak aldığım içerikler konuyu daha detaylı takip etmek isteyenler için oldukça yararlı olacaktır. Sonraki yazılarda bu kadar kıymetli bir konunun, tohum paylaşımının, ediniminin ve saklanmasının ne kadar ihmal edildiğine, özellikle Hindistan’da başlayan bir hareketin sonuçlarının neler olduğuna, küresel markaların neden tohumlar konusunda aktif çalışmalar yürüttüklerine değinmeye çalışacağım.

Kaynakça nedir?
  1. Bitki Embriyolojisi Laboratuvar Kılavuzu, Y. Doç. Dr. H. Nurhan Büyükkartal, Ankara, 2000
  2. Tohum Biyolojisi, Yrd. Do. Dr. Ali Doğru, Sakarya Üniversitesi
  3. Bahçe Bitkilerinde Biyoteknoloji, Ankara Üniversitesi
  4. Tohum Çimlenmesi ve Bitki Büyümesi Üzerinde Etkili Olan Çevresel Faktörler ve Bazı Ön Uygulamalar, Halil Karakurt, Rafet Aslantaş, Ahmet Eşitken, Atatürk Üniversitesi
  5. Kapalı Tohumlu Bitkiler, Bahçecilik, MEGEP, Ankara, 2007
Hey! Bir dakika!

Yeni içeriklerden haberdar olmak ister misin?


Kayıt Ol!

Etiketler

Yorumlar

Yazıyla ilgili düzenleme gönder!

Neden Yoldan Çıktım?

Neden Yoldan Çıktım?
Ekoyurttaş. Yazar, çizer, yürür-gezer, bisikletle ulaşır. Daha az tüketmenin, tüketmekten çok üretmenin, dönüştürmenin yollarını arar, paylaşır.

Sonraki Yazı

Aktüel

Tohum Pazarı, Tohum Takası ve Tohum Depoları

31.10.2006 tarihinde kabul edilen ve T.C. Resmi Gazete’de yayınlanan 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu ile kayıt altına alınmamış tarla...

Önerilen Yazılar