İstanbul

Yeditepe İstanbul

Yayın tarihi: Kelime sayısı: 1448

İstanbul‘a dair yazılara verdiğim kısa araya tepeler ve dağlarla da ilişkili olarak melodilerde ve cümlelerde yer eden İstanbul’un tepeleri ile devam ediyorum. Tepeler başlığı altında da kısaca değindiğim üzere, İstanbul‘un tepelerine dair anlatılarda sıklıkla yapılan hata günümüzdeki genişlemiş kent sınırları üzerinden tahminler yürütmek. Oysaki tepeleriyle anılan İstanbul esasında Konstantinapolis‘in referansı. Yani Suriçi İstanbul içerisindeki, sur alanı içerisinde kalan tepeler İstanbul’un tepeleri. Ne bir eksik ne bir fazla…

İstanbul Belediyesi Logosundaki Tepeler

İstanbul Belediyesi Logosundaki Tepeler

İstanbul’un Yedi Tepesi

Tarihi Yarımada / Eski İstanbul / Suriçi İstanbul / Constantinople / Konstantiniyye / Byzantion / Miklagard / Tsarigrad / Basileuousa / Megalopolis gibi hangi isimle anarsanız anın bir dönem medeniyetin sembolü olarak anılan, imparatorların gıpta ettiği, düşmanların saygı duyduğu bir bölgede surlar arasındaki yaşam alanı. Tabi, günümüz için böyle bir şeyi söylemek kesinlikle mümkün değil. İstanbul’u tepeleri de ismi anılan dönemlerden bu günlere aktarılmış bir ifade. En yükseğinin 70 metre olduğu tepeler dönemleri içerisinde pek çok merkezi yapıya ev sahipliği yapmış (örneğin tapınma alanları, dikilitaşlar vb.) zamanla bu yapılar çeşitli nedenlerle ya tahrip olmuş ya da farklı dinler/kültürler çerçevesinde dönüştürülmüşler. Osmanlı döneminde de son hallerine ulaşan bu tepelerde günümüzde çoğunlukla müslümanların tapınma alanları yer almaktadır.

İstanbul Topografik Haritası

İstanbul Topografik Haritası

Bahsi geçen 7 tepenin 4 tanesi Haliç kıyılarına hakim bölgelerde yer almakta. Sarayların, kiliselerin, camilerin bu bölgelere yapılmış olmasının da nedeni elbette kıyıları kolaylıkla görebilmenin de mümkün olması şeklinde ifade edilebilir. İlk tepeden itibaren tepelere daha yakından bakmak gerekirse;

Yeditepe İstanbul

Yeditepe İstanbul

1. Topkapı Sarayı Tepesi / Sarayburnu Tepesi

İstanbul’un kurulduğu bölge olan bu alan denizden ortalama 30 metre yüksekliğe sahip, ilk ve en önemli tepedir. Konumu sebebiyle Bizans döneminde (Akropolis) ve Fatih’in fethi sonrasında da imparatorluğun merkezi ve saray olarak bu alan kullanılmıştır. Doğu Roma İmparatorluğu döneminde dünyanın merkezi, Antik Roma yollarının (bkz. Sultanlar Yolu) başlangıcı, dünya üzerindeki diğer şehirlerin bu şehre olan uzaklığının hesaplanmasında kullanılan sıfır noktası sayılan ve saatlerin ona göre ayarlandığı Milion Taşı (Milyon Taşı / Million Stone / Miliarium Aureum / Altın Kilometretaşı) bu bölgede yer almaktadır.

Yeditepe İstanbul - Milion Taşı

Topkapı Sarayı Tepesi / Sarayburnu Tepesi – Milion Taşı

Ayasofya‘nın da bu bölgeye inşa edilmiş olmasının nedeninin bu taş olduğu söylenmektedir. Bu tepe ve etrafındaki diğer yapılar şu şekilde sıralanabilir; Sultan Ahmet Cami, Sultanahmet Meydanı Topkapı Sarayı I. Avlusu’ndaki Aya İrini, İbrahim Paşa Sarayı, Bizans devrinde Hipodrom, Osmanlı döneminde At Meydanı olarak bilinen Roma sirki. Sarayburnu Tepesi kuzeyde Sirkeci’den güneyde Kadırga Limanı’na kadar uzanmaktadır. İstanbul’un tarihsel simgesi haline gelen bu bölgeye yerli ve yabancı turistler tarafından yoğun bir ilgi gösterilmektedir.

2. Çemberlitaş Tepesi / Nuruosmaniye (Nur-u Osmani) Tepesi

Bu tepe üzerinde M.S. 330 yıllarında İmparator Konstantin onuruna dikildiği söylenen Çemberlitaş Sütunu (Konstantin Sütunu) başta olmak üzere Kapalı Çarşı, Çorlulu Ali Paşa Medresesi, Nuruosmaniye Cami, Çemberlitaş Hamamı, Çorlulu Ali Paşa Cami gibi yapılar bulunmaktadır.

Çemberlitaş Sütunu

İstanbul – Çemberlitaş Sütunu (veya Konstantin Sütunu)

Efsaneye göre Çemberlitaş Sütunu’nun alt kısmında Kurtarıcı İsa‘nın (İsa Peygamber) Kudüs’te olduğu varsayılan mezarından alınarak getirilmiş bazı eşyalar olduğu dile getirilmektedir.

Tepenin yüksekliği 60 metredir. Doğuda Sarayburnu Tepesi ve şimdilerde İstanbul Valiliği olan Bâb-ı Âli (Yüce Kapı veya Yüksek Kapı)’den Eminönü’ndeki Yeni Cami‘ye kadar uzanan derin vadi ile ayrılır. Batıda ise Kapalı Çarşı başka bir vadi ile diğer tepeden ayrılmaktadır.

3. Beyazıt Tepesi / Süleymaniye Cami

Bugünkü Cibali, Fatih, Altımermer ve Etyemez’in oluşturduğu dairenin merkezini oluşturan, Bizans İmparatorluğu döneminde Forum Constantine (Konstantin Forumu)’in bulunduğu, deniz seviyesinden ortalama 50 metre yükseklikteki tepedir. Günümüzde bu tepe üzerinde İstanbul Üniversitesi’nin merkez binası olan eski Harbiye Nezareti yer almaktadır.

Zeyrek Cami

Molla Zeyrek Cami (Zeyrek Kilise Cami / Pantokrator Manastırı)

Tepenin güneyinde Beyazıt Cami, kuzeyinde Süleymaniye Külliyesi bulunur. Tepede yer alan Mimar Sinan‘a ait Süleymaniye Cami ve Simon Kalfa ile Mustafa Ağa’nın mimarlığını yaptığı Nur-u Osmani (Osmanlı’nın Nuru) öne çıkan eserlerdendir. Diğer eserler Laleli Cami, Çukurçeşme Hamamı, Süleymaniye Külliyesi, İtfaiye Kulesi, Mimar Sinan Türbesi, Fethiye Cami (Maria Pamakaristos Kilisesi / Pammakaristos Manastırı), Bizans döneminden kalma Bonos Sarnıcı ve Molla Zeyrek Cami (Zeyrek Kilise Cami / Pantokrator Manastırı)’dir.

4. Fatih Tepesi / Fatih Cami

Bölgedeki en yüksek noktalardan biri olan ve derin bir vadiyle (Lykos Deresi vadisi) ayrılmış olan Fatih Tepesi‘nde bulunan eserlerden başlıcaları 550 yılında inşa edilmiş ve 12 havariye adanan Havarium Kilisesi (Havariyyun Kilisesi / Agioi Apostoloi / Kutsal Havariler), Fatih Cami, 1470 yılında inşaatı tamamlanan Fatih Külliyesi ve Bozdoğan Kemeri‘dir.

Fatih Cami ve Havarium Kilisesi

Fatih Tepesi / Fatih Cami ve Havarium Kilisesi

Yüksekliği nedeniyle sürekli göz önünde olan tepe Bizans ve Osmanlı dönemleri boyunca en önemli ve prestijli eserlerin de sergilendiği bir alan olarak kullanılmıştır. Tepenin kuzey yüzü oldukça dik yamaçlarla Haliç sahiline kavuşur. Fatih Tepesi ile Yavuz Selim Tepesi’ni üzerinde Gül Cami bulunan küçük bir vadi birbirinden ayırmaktadır.

5. Yavuz Selim Tepesi / Yavuz Sultan Selim Cami

Ortalama 50 metrelik yüksekliğe sahip tepe Yavuz Selim Cami‘ne ev sahipliği yapmaktadır. Tepe ve çevresindeki diğer eserler Fener Rum Patrikhanesi, Pammakaristos Manastırı, Kariye Müzesi (Chora Kilisesi) ve Fener Rum Lisesi’dir.

Yavuz Sultan Selim Cami

Yavuz Sultan Selim Cami

Yavuz Sultan Selim Cami’nin bulunduğu, Çarşamba semtini içerisine alan ve Haliç’e bakan bölge Yavuz Selim adıyla anılır. Dik yokuşun aşağısında Balat yer alır.

6. Edirnekapı Tepesi / Mihrimah Sultan Cami

Kentin en yüksek noktası olan Edirnekapı Tepesi 70 metre yüksekliğe sahiptir. Bizans dönemine ait Blakherna Sarayı‘ndan kalan Tekfur Sarayı ve Kariye Müzesi bu bölgede yer almaktadır. Osmanlı döneminde ise Bizans duvarları yakınında Kanuni’nin kızı Mihrimah Sultan tarafından tarafından yaptırılan Mihrimah Sultan Cami tepedeki yapılar arasına katılmıştır. Bir rivayete göre Kaşıkçı Elması bu tepede yer alan Eğrikapı Çöplüğü‘nde bulunmuştur.

Edirnekapı Tepesi - Tekfur Sarayı ve Mihrimah Sultan Cami

Edirnekapı Tepesi – Tekfur Sarayı ve Mihrimah Sultan Cami

Haliç’e hakim bir noktada, Edirnekapı ve Ayvansaray mahallelerinin üzerinde bulunan tepe Mihrimah Sultan Tepesi olarak da anılmaktadır. Ayrıca şehrin batı surlarının da yakınındadır. Tepenin Kariye Müzesi civarındaki yumuşak eğimli Kemerkaya mevkiinde dikleşmektedir.

7. Kocamustafapaşa Tepesi

İlk 6 tepeden coğrafi olarak ayrılan ve Marmara Denizi’ne bakar konumda yer alan Kocamustafapaşa Tepesi denizden 70 metre kadar yüksekliğe sahiptir. Topkapı-Aksaray-Yedikule üçgeni içinde kalan tepe Bizans dönemi eserlerinden Hagios Mokios Sarnıcı (Altımermer Çukurbostanı), Arkadius Forumu ve bu forumda Arkadius’un heykelini taşıyan Arkadius Sütunu yer almıştır. Sütunun Osmanlı İmparatorluğu döneminde, çevresinde ağırlıklı olarak kadınlar tarafından işletilen bir yerel pazar olması dolayısıyla “Avrat Pazarı Taşı” adıyla da anıldığı söylenir. 740 yılındaki depremde heykel düşmüş, sütun 18. yüzyıl başına kadar ayakta kalmıştır. Kaide Cerrahpaşa’daki bir evin bahçesi içindedir.

Haseki Sultan Cami

Kocamustafapaşa Tepesi – Haseki Sultan Cami

Tepe ve civarında Osmanlı döneminden itibaren Hürrem Sultan tarafından yaptırılan Haseki Sultan Cami, Haseki Külliyesi ve Bayrampaşa Mescidi yerlerini almışlardır.

Günümüz İstanbul Sınırlarındaki Tepeler

Yedi Tepeli İstanbul‘un ilk kurulduğu zamanların sonrasında, sınırları genişleyip yerleşimler surlarını aştığından bu yana her birinin farklı hikayesi olan daha pek çok tepesi daha anılır olmuştur. Bu tepelerin isimleri şöyledir:

Alemdağı Aydos Büyükçamlıca
Çeliktepe Çıplaktepe Esentepe
Fetihtepe Fikirtepe Gayrettepe
Göztepe Gültepe Hürriyettepe
İcadiyetepe Karlıtepe Kayışdağı
Kuştepe Küçükçamlıca Madentepe
Nakkaştepe Nurtepe Seyrantepe
Sultantepe Şehitliktepe Şirintepe
Tepebaşı Yuşâ Tepesi

Hey! Bir dakika!

Yeni içeriklerden haberdar olmak ister misin?


Kayıt Ol!

Etiketler

Yorumlar

Yazıyla ilgili düzenleme gönder!

Neden Yoldan Çıktım?

Neden Yoldan Çıktım?
Ekoyurttaş. Yazar, çizer, yürür-gezer, bisikletle ulaşır. Daha az tüketmenin, tüketmekten çok üretmenin, dönüştürmenin yollarını arar, paylaşır.

Sonraki Yazı

Aktüel

Kayak (Sea Kayak / Deniz Kayağı) Nedir?

İstanbul’da doğmuş, büyümüş olmama karşın istisnai bir durum dışında Marmara sularında (Prens Adaları da dahil elbette) yüzmüş...

Önerilen Yazılar